Kerbela & Aşk'a Bela: Hz. Hüseyin - Sinan Yağmur


Sinan Yağmur'la Aşkın Gözyaşları - Tebrizli Şems adlı eseriyle tanıştım. İlk deneyimimde güzel izlenimler bırakmıştı. Özellikle üslubu ve tasvirleri beni hayran bırakmıştı. Kitapyurdu'nun yapmış olduğu kampanyayı da görünce hemen sipariş vermiştim. Kitap elime geçince direk okumaya başladım. 4 günlük bir sürecin ardından bitirmiş bulunuyorum.
Sayfa tasarımına değinmeden edemeyeceğim. Font seçimi oldukça başarılı. Yazılar inci gibi. Kitabı daha bir okunaklı hale getirmiş. Sayfa tasarımı alışılmış kitap tasarımlarına benzemiyor. Gözü yormayan, sade ve şık bir tasarıma sahip.
*
Kerbela olayı aslında ucu açık bir olay. Her yazar bu konuda kendince bir şeyler karalar, kendince bir senaryo türetir. Bunu mezhepsel kaygılara bağlıyorum. Sinan Yağmur'un bu konuya yaklaşımını da merak ediyordum açıkçası... Sayfaları çevirdikçe aslında bir çok yazarın işlediği Kerbela'yı göreceksiniz. Sinan Yağmur, Sadece üslubu ile diğerlerinden ayrılıyor. Tasvirleri, olay-kurgusu son derece başarılı. Yezid ve taraftarlarına verdiği mesajlar, İslam dünyasına verdiği mesajlar, saygı duyulacak cinstendi. Sinan Yağmur'un bu konudaki düşünceleri oldukça olgun ve objektif. 
*
Kitap, bittiği zaman Kerbela olayına yaklaşımınız değişiyor. Daha bir hassasiyet çöküyor üzerinize. Hz. Hüseyin'e yapılanları, İslam'a yapılmış bir saldırı olarak görüyorsunuz. Yezid ve taraftarlarına, Kûfe halkına lanetler yağdırıyorsunuz. Hele ki Yezid'in Hz. Hüseyin'in, başını kesip masasına koyduğu ve nutuklar attığı sahne, insanın tüylerini diken diken ediyor.

Kitapta kusur olarak gördüğüm tek nokta : Hz. Hüseyin'in Kerbeladaki son anlarıydı. Hz. Hüseyin, tam şehadete ererken, yukarıda bir bulut gördüğünü, o bulutun aslında Hz. Cebrail olduğunu, onunla bir süre konuştuğunu yazıyor. Hz. Hüseyin, acıdan nefes bile alamayacak bir konumda. Hz. Hüseyin'in Cebrail ile yaptığı konuşma nereden biliniyor? Bu noktada bir açık var. Sanat amaçlı yapıldığını kabul etmem mümkün değil. Sinan Yağmur'un hangi kaynaktan faydalanarak böyle bir şey yazdığını merak ettim. Twitter'dan kendilerine ilettim ama hala cevap alabilmiş değilim.

Kerbela & Aşk'a Bela'dan: 
  • Allah'a kulluk bir alışkanlık işi değil, aşk işidir.
  • Bir köşede oturup insanları düşünmeyen, onların dertleriyle dertlenmeyen bizden değildir.
  • Hüseyin'in kesip koparılan bir kolu Irak çöllerine çakallar yesin diye atılmıştır. O yüzdendir ki o gün bu gün hala Irak topraklarında birlik ve dirlik yoktur.
  • Hüseyin'in başsız vücudu Fırat nehrinin suları altındadır. Bir gözü çıkarılmış kafası Suriye-Şam'da bilinmedik bir yere gömülmüştür. Bu nedenledir ki o günden sonra bu coğrafyada yüzü gülen olmamıştır.
  • Hüseyin hala diridir, hala kanı akmaktadır. Bosna Hüseyin'dir, Gazze Hüseyin... Çanakkale Hüseyniliktir, Malazgirt Hüseynilik.
  • Kula kulluk etmem dediği için idam edilen Ebu Hanife'dir Hüseyin. Zalim Zenginler! Fukaraların alın teri size haramdır diyen Ebu Zerr'dir.

Dilerseniz Facebook fan sayfasına katılabilirsiniz. 

2 Yorum:

  1. Kesinlikle cok okumayi istiyorum.
    Ama muradima bir turlu eremedim ya Hu.
    Sinan Yagmur'un farki, uslubu zaten.
    Guzel bir yazi.

    YanıtlaSil
  2. tek kelime ile mükemmel bir kitap...

    YanıtlaSil

yorum yaparak içeriğe katkıda bulunabilirsiniz.