Çöle İnen Nur - Necip Fazıl Kısakürek

Çöle İnen Nur - Necip Fazıl Kısakürek

 "SEN OLMASAYDIN, SEN OLMASAYDIN, EFLAKİ YARATMAZDIM !"

 "O ki olmasaydı, topyekün oluş olmayacaktı.
İşte O...
O kadar evvel ve o kadar üstün...
Bir arada sebep ve netice...
O Kİ, VARLIK O YÜZDEN"

Necip Fazıl Kısakürek, Çöle İnen Nur, sayfa 28

En çok etkilendiğim, beğendiğim, sevdiğim kitap...
Başucumdan hiç ayırmam onu -ki o zaten benim de gönül çölüme inen bir nurdur. Bin nurdur. Kapağına bile bakarken yürekleri kanatır, içini bilenin ellerini yakar, gözlerini doldurur. Öyledir...

Kitabın önsözünden, son sözüne kadar dolu dolu, hem aykırı, hem aşık bir üslupta; Allah Resulü'nün (s.a.v) hayatına yolculuğa çıkıyoruz.
Ama önemli uyarı : Geri dönemiyoruz !

Anlatmaya, hemen "pat" diye doğumdan başlamıyor Üstad; doğduğu ortamı, nesebini anlatarak okuyucuyu hazırlıyor.. 
Nur'un indiği çölü anlatıyor önce, yokluğuyla gönülleri yakıyor. Sonra atalarından, dedesi Abdulmuttalıb'e ve nihayet "nurun doğrudan doğruya teslim edicisi" babası Abdullah'a geçiyor konu. Uzak nesebinden, annesi Hz. Amine'ye kadar hepsi tek tek bize tanıtılıp, isimleri anılıyor.
Ve doğum...

"Doğmuştur.

Allah'ın Sevgilisi, Kainatın Efendisi, Alemlere Rahmet, Gaye-İnsan ve Ufuk- Peygamber dünyaya gelmiştir. Bütün yaratılmışların ve yaratılacakların vücuda gelişinden murad olan... Doğmuştur.

Tarihe sorarsanız şöyle diyecektir :

- Sene 571... Nisan ayının 20'nci günü... Pazartesi sabaha karşı... Kameri Rebiülevvel ayının 12'nci günü. Mekke ufukları ağarırken..."

Necip Fazıl Kısakürek, Çöle İnen Nur, sayfa 65-66

Hele ki Hassan bin Sabit'in bu doğumu anlattığı bölüm, beni çok duygulandırdı. Sonra çocukluk, yetimlik, gençlik, evlilik ve aşk... Hz. Hatice'yle kesişen kutlu yol... Doğan nur parçaları... Ve nihayet Hira'ya Nur dağı adını verecek olan o olay... Cebrail'in sarıp sarmaladığı Son Peygamber'in koşan adımlarında bütün 23 yıl ayağının değdiği her toprağın savurduğu taneler gibi sayfalar da karşımıza çıkar. Bir savaşın içinde bulursunuz kendinizi, yani başınıza Mus'ab bin Ümeyr (r.a) şehit olur. Bir bakarsınız Asr-ı Saadet'te, Medine'de, mescidin avlusunda Alemin İmamı'nı dinlersiniz. Kim bilir belki mini mini Hasan ve Hüseyin'i dudaklarından öperken görürsünüz O'nu...
*
Sahabeyle de ilgili birçok bilgi ve ayrıntının bulunduğu bu eser, Allah Resulü'nün (s.a.v) giyim zevki, rengi, günlük hayatı ve fiziksel özellikleri hakkında da daha önce hiç bir yerde görmediğim kadar detaylı bilgi veriyor. Üslup Necip Fazıl'ın olunca, bunu tasvir etmek oldukça zor oluyor zaten, bu yüzden okuyun derim... Çünkü o kadar büyük bir saygı ve aşkla karşımızdaki ismini bile anmıyor, sadece "M......." diyor yeri geldiğinde...
Vefatını "En acıklı an" diye başlıklandırıyor.
Artık ben susayım, siz alın okuyun...

O'nu bilmek, O'nu tanımak, O'nunla olmak için...
Allah rızası için...

"Herkesten yufka, fakat herkesten kuvvetli ve derin Ebu Bekr yetişti. Kalabalığı yardı, yatağa yaklaştı, mukaddes başını üstündeki örtüyü kaldırdı, diz çöktü. Allah'ın Resulü'nün bembeyaz yüzünü eğilip öptü; ve yaş gözlerinden akmadan uçup gitmiş, deli gibi bakanlara döndü :

-Nefsimi kudretinin elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, Peygamber öldü.
Sonra, alemlerin yüzü suyu hürmetine yarattığı o yüze baktı :
-Hayatında ne güzeldin, ölümünde de ne güzelsin!
Devam etti :
-Öldün ... İkinci defa ölmeyeceksin!..
...
-KİM M......' E TAPIYORSA BİLSİN Kİ, M...... ÖLDÜ ! KİM ALLAH'A TAPIYORSA BİLSİN Kİ, ALLAH ÖLMEZ, HAYY VE LAYEMUTTUR !
Sanki yattığı yerden, O konuşuyordu. Bu ölçüyü O, şu anda ölüm döşeğinde yatan, getirmişti. "

Necip Fazıl Kısakürek, Çöle İnen Nur, sayfa 594-595

2 yorum:

  1. Merhabalar,
    "Bu lütuf ve rahmet derecesi; ancak, kainatın yüzüsuyu hürmetine yaratıldığı Kurtarıcı'dan başka kimde olabilir..."
    Necip Fazıl Kısaküreğ'i rahmetle anıyorum.
    Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun.

    YanıtlaSil
  2. Sevgili peymberimizi, yüreğin derinliklerine indirerek anlatan bir eser.Dili mve anlatımı mükemmel.

    YanıtlaSil

yorum yaparak içeriğe katkıda bulunabilirsiniz.