Mai ve Siyah - Halit Ziya Uşaklıgil


Mai ve Siyah, bir Halit Ziya klasiği. Cumhuriyet dönemi romanlarının en başarılısı. Romancılığımızın köşe taşı. Ve daha onlarca güzel sıfatın sahibi. 
Mai ve Siyah, sizi çok farklı dünyaların içine çekiyor. Karakter analizleri ve olay tahlilleri o kadar başarılı ki, Kendinizi bazen Mirat-ı Şuun matbaasında, bazen de Erenköy'deki yazlıkta buluyorsunuz. Gerçek hayattan soyutlanıp, yepyeni mekanlarda seyr ediyorsunuz. Hüseyin Baha'yla çay içip, Raci'nin hayatıyla hüzünleniyorsunuz. 
Lamia'nın, Ahmet Cemil'in duygularına uzaklığı, bir yandan da Vehbi Bey'in, "Hayatta ne kadar da kötü şeyler oluyor." dedirtecek davranışları. Daha bir çok olay gerçekleşiyor. Yer yer hüzünlendiriyor, yer yer de güldürüyor insanı. Halit Ziya, kocaman bir dünya sığdırmış 400 sayfalık bu esere.
*
Tüm bu olumlu yanlarının yanında, olumsuzlukları da yok değil. Mesela; Ahmet Cemil'in ailesinin ekonomik durumunu, büyük sıçrayışlarla anlatıyor. Yükseliş ve düşüşleri belli aşamalara tabi tutulmamış. Okuyanlar, sonradan fark ediyor maddi çöküşleri.
*
Kitapta unutamayacağım bir sahne var. Ahmet Cemil, büyük fedakarlıklarla yazdığı kitabını, bütün anılarından kurtulmak için sobaya atıp yakıyor. Bu sahne, hayatın gerçeklerini gözler önüne seriyor. Hayata nüfuz eden büyük tutkular, zamanla geçici bir hevesten ibaret olduğunu anlatıyor insana.

Kitabı sizler için özetledim. :

Ahmet Cemil, mülkiyede okurken babasını kaybeder. Ardından kendini büyük bir boşlukta bulur. Annesi Sabiha Hanım ve kardeşi İkbal'in geçimini üstlenmek zorunda kalır. Bir yandan okuluna devam ederken, diğer yandan çeviri işleriyle uğraşmaktadır. Hayat basamaklarını birer birer çıkan Ahmet Cemil'in yolu Mirat-ı Şuun ile kesişir. Burada yepyeni dostluklar edinir, hayatını etkileyecek önemli kararlar verir. Bu kararlardan en önemlisi ise kardeşi İkbal'i, Matbaanın sahibi Tevfik beyin oğlu Vehbi Bey'le izdivacını gerçekleştirmek olur. Maalesef bu izdivaç hiç de hayırlı olmamıştır ve aileye mutsuzluklar getirmiş. 
Ahmet Cemil'in hayatı, monoton bir şekilde devam ederken, günün birinde kapısı kötü bir haberle çalınır. Matbaa sahibi Tevfik Bey, sağlığını kaybetmiştir. Bu olaydan,  Vehbi Bey pek de üzüntü duymamıştır. Yepyeni bir gidişatın başlangıcı olur bu olay. Vehbi Bey, matbaanın başına geçer ve matbaanın demirbaşlarını bir bir uzaklaştırır.   
En yakın arkadaşı Hüseyin Nazmi ile iletişimi devam etmektedir. Ahmet, Cemil Erenköy'deki yazlığa gide gele, Hüseyin Nazmi'nin kardeşi, Lamia'ya gönlünü kaptırmıştır. Bu saatten sonra Ahmet Cemil, Lamia'ya büyük bir aşkla bağlanmıştır...
Zamanla Vehbi Bey, gerçek yüzünü göstermeye başlamıştır. İkbal'e her gün acılar yaşatmaktadır. Yine bir tartışmadan ötürü, İkbal'e şiddet uygular ve evi terk eder. Onun akabinde İkbal gittikçe kötüleşir ve hayatını kaybeder. Kötü gidişatın başlangıcı olur bu olay. ardından matbaadan kovulur, sonra çok sevdiği Lamia'sını kaybeder. Hüseyin Nazmi'nin kardeşi Lamia, aslında Ahmet Cemil'i sevmemektedir. Ahmet Cemil, boşuna kuruntuya kapılmıştır. 
Ahmet Cemil, kendini büyük bir boşlukta hisseder. Çok isteyerek yazdığı kitabını ateşe atar ve annesiyle yeni bir hayata yelken açar. Annesi ve hizmetçisi Seher'i de alıp, okyanus ötesi bir yolculuğa çıkar.

1 yorum:

yorum yaparak içeriğe katkıda bulunabilirsiniz.