Hayvan Çiftliği - George Orwell

-bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar diğerlerinden daha eşittir-

er geç bir gün gelecek,
zorba İnsan devrilecek,
ingiltere'nin bereketli topraklarında
yalnızca hayvanlar gezinecek!
*
burnumuza geçirilen halkalar,
sırtımıza vurulan semer sökülüp atılacak!
karnımıza saplanan mahmuz çürüyüp paslanacak!
acımasız kırbaç bir daha şaklamayacak!

Yazıma kitabın da ruhunu yansıtan dizelerle başlamak istedim. Manalarını da göz önünde bulundurarak,  dizeleri gür bir biçimde okuduğunuzu ve bir grubun, bir kitlenin yarasını gür bir biçimde haykırdığınızı düşünün... Bu dizeler onların içlerine o denli nüfuz ediyor ki, verilecek amansız mücadelenin simgesi haline geliyor. .
*
Hayvanlar, asırlardır zalim insan oğlunun işkencelerine maruz kalıyor. Başlarda buna pek ses çıkarmasalar da, zamanla sabırlarının son haddine geliyorlar. Ve bir süre sonra isyan patlak veriyor. Çiftliğin kötü kalpli sahibi Bay Jones, alaşağı ediliyor. Ve "Beylik Çiftliği" bu saatten sonra "Hayvan Çiftliği" olarak anılmaya başlıyor. Başlarda özgürlüğün tadını doya doya yaşayan hayvanlar, zamanla yeni bir güce boyun eğiyorlar. İsyanla birlikte özgürlüğüne kavuşanlardan biri de kötü kalpli domuz "Napeleon"dur, insan oğlundan ve onlara ait her şeyden nefret ettiğini söyleyen Napeleon, zamanla tüm şartları lehine çeviriyor ve yavaş yavaş yeni bir diktatörlüğün temelini atıyor. Hayvanlar, başlarda bunu idrak edemiyorlar. Maalesef ki Dikta rejimi kurulduktan sonra fark ediyorlar.

Adım adım Napeleon'un diktatörlüğü:
Napeleon; önce, isyanda büyük bir emeği olan; Hayvan Çifliği'nde sözü dinlenen, Snowball'dan kurtuluyor. Bunun ardından zamanla çevresine güçlü köpekleri de alarak yepyeni bir güç meydana getiriyor. Bu saatten sonra kimse sesini çıkarmaya yeltenemiyor. Yeltendiği takdirde zalim köpeklerin tehdidine maruz kalıyor.
Hayvanlar, Bay Jones'ın çiftliği'ni ele geçtiği günlerde 7 maddeden oluşan yeni bir kanun hazırlıyor. Ancak aşamalı bir şekilde bu 7 emir, yine kendilerince deliniyor.

7 EMİR
  1. İki bacaklı canlılar bizim düşmanımızdır. (Napeleon, zamanla çiftliğin itiyaçlarını karşılamak adına insanlarla ticaret yapıyor.)
  2. Dört ayak üstünde yürüyen ya da kanatları olan herkes dostumuzdur. (Zamanla, diğer hayvanları domuzlardan aşağı tutup, hor görmeye başlıyor.)
  3. Hiçbir hayvan giysi giymeyecektir. (Sadece domuzların giyinmesine izin veriliyor. Napeleon, zamanla bir insan gibi-giyinip kuşanıyor.)
  4. Hiçbir hayvan yatakta yatmayacaktır. (Bir süre sonra Bay Jones'in evine yerleşiyorlar. Sebebini de bütün yükün domuzlarda olduğunu, onların rahat etmesi gerektiği olarak gösteriyorlar.)
  5. Hiçbir hayvan içki içmeyecektir.. (Arka bahçeye arpa ekiyorlar, kilerdeki bütün içkileri içmeye başlıyorlar.)
  6. Hiçbir hayvan başka bir hayvanı öldürmeyecektir. (Zamanla, Snowball'a iş birliği yapan hayvanları idam ettiriyor.)
  7. Bütün hayvanlar eşittir. (Ve altın vuruş. Çiftliğin ana kanunu olan bu madde, bir gece vakti ansızın değişiyor: bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar diğerlerinden daha eşittir.

Yedinci maddeye gelene kadar bir çok belirti vardı aslında. Hayvanların kafası, özgürlük ve refah düşünceleriyle o kadar çok karışmıştı ki, tüm bu aşamaları fark edemediler, ve ne yazık ki sistemin çarkları olmaya devam ettiler!
*
-George Orwell, dönemin Sovyet Rusya'sını ve halkın yaşadığı acıları anlattığı bu eser, yergi türünün başarılı bir örneği sayılır-

Hikayeden çıkardığım kadarıyla, SSCB:
Halk; özgürlüğün, bolluğun rehavetine kapılmış rahat bir hayat sürerken, bu rahatlığı, çıkarlarına alet etmek isteyen kişiler türedi. Stalin(Napeleon). Stalin, bunun farkındaydı ve nutuklarla onların gözünü boyamaya başladı. Halk başlarda olacakları kestiremedi. Ardından, sürekli iyi bir gelecek için çalışmaya zorlandılar. Ayrıca eskisi kadar da dinlenemiyorlardı. Gün boyu tarlalarda çalışıp, yarı-aç bir hayat sürüyorlardı. Bunu Hayvan Çiftliği'nin gelişmesi için, büyümesi için yaptıklarını sanıyorlardı. Tabii SSCB(Hayvan Çiftliği) hızla büyürken, toplum da hızla çöküyordu. Bir süre sonra; yöneticilerin, eleştirdikleri sistemin peşinden gittiği görüldü. Ama artık çok geçti...

6 insan ve 6 domuz'un bir masada kumar oynadığı sahne:
"İçeride on ikisi de öfkeyle bağırıyor, on ikisi de birbirine benziyordu. Artık domuzların ne olduğu anlaşılmıştı. Dışarıdaki hayvanlar, bir domuzların yüzlerine bakıyor, bir de insanların. Ama birbirlerinden ayırt edemiyorlardı." Kitabı sonlandıran müthiş paragraf. Her şeyin özeti niteliğinde.!

Eleştirdiğim yönü:
Bazı geçişler çok hızlı yapılmış. Detaylar havada kalıyor. Verilen bazı detayların pek de işe yaramadığı görülüyor. 

İlginç bir detay:
İngiltere'de yaşayan George Orwell, Adolf Hitler'in Kavgam adlı eserinden alıntı yapıyor. Tabi o zamanlar İngiltere ile Almanya savaş içinde. Ücreti ödemenin yollarını arıyorlar ve sonunda George Orwell, kitabın telif hakkını Norveç aracılığıyla Hitler'e iletiyor.

-Bu detayı da yeni fark ettim. Animal Farm diye, kitaptan uyarlama bir çizgi film varmış. Aşağıdaki Video oynatıcıdan izleyebilirsiniz.-



SONUÇ OLARAK
George Orwell'ın deyimiyle: "Gerçeklerin, doğruların saptırıldığı, konuşma özgürlüğünün yok edildiği modern dünyayı protesto eden bir romandır."

3 Yorum:

  1. Hayvan Çiftliğini okuduğum dönem, yazarın 1984 adlı kitabını da almış çok etkilenmiştim. Daha sonra filmini izlemiş ama çok sevmemiştim açıkçası.

    YanıtlaSil
  2. Bayılırımmm ama Can yayınlarının kapağındansa yukarıdaki kapağı tercih edermişim :)

    YanıtlaSil
  3. güzel kitaptı iki kere okudum. çok anlam yüklenmiş kitaba sadece sscb yi anlatmıyor aslında dunya üzerindeki toplulumlara değinilmiştir. hep bir azınlığın egemen olma isteği vardı ve yazar kitap iyi uyarlamıştı

    YanıtlaSil

yorum yaparak içeriğe katkıda bulunabilirsiniz.