Kaplumbağalar Da Uçar - Bahman Ghobadi

-uçar, diyorum. biliyorum.-

‘Kaplumbağalar Da Uçar’, İranlı yönetmen Bahman Ghobadi’nin 2004 yapımlı filmi. Pek çok uluslar arası camiadan ödülle dönmüş. Fakat ben bu yazıyı kaleme alırken, film izlerken ki en büyük kriterimi (benim gönlümden de  bir ödülle döndürebilecek atmosferi var mıyı…) göz önünde bulunduruyorum.

Usta bir film eleştirmeni olmadığım için, yalnızca filmi henüz izlememiş olan kitlenin dikkatini çekme amacındayım. Zira ben, bu ‘kırmızı balık’ canlılığındaki filmi geç izlemenin pişmanlığı içerisindeyim. Aynı nedamet halini başkalarının da yaşamaması için filmden damlaları oltanın ucuna takarak, okuyanları filme çekmeye çalışacağım. O kadar.
*
Damla 1: Türkiye-Irak sınırı… Kürt mülteci kampı… ABD Irak’ı, barış makyajı yapıp işgal etmeden hemen önce… Bir kız çocuğu… Aynı zaman da; kardeş, kadın, kaplumbağanın kabuksuz kısmı ve anne. Gelmiş geçmiş bütün cihan harplerini kaldırın atın bir kenara! En büyük savaş, bu kızın içinde…

Damla 2: Himayesi altındaki herkesi önemseyerek, gerçek bir çocuk lider… Birkaç kelime İngilizcesiyle dünyasını şekillendiren… Uydu. Geçim kaynakları mayın toplamak olan çocukların ya kolları eksik ya bacakları… (Mayın toplarken çıkan patlamalardan ötürü…) Fakat Uydu’nun tek eksiği; -bir çift gözden çıkan patlamayla- kalbi…

Damla 3: Geleceği görüp onu değiştirecek hiçbir şey yapamama hali… Ne sancılı olurdu. Öyle değil mi? Bir ağabey… Annesiz ve babasız kaldıktan sonra kız kardeşini koruma sorumluluğunu, alınabilecek en büyük yenilgiyle kapatmış bir ağabey… Dahasını söylemeye lüzum yok. Bu yenilgi ve bunun getirdikleri acının bile anlatamayacağı derinlikte…

Son Damla: İlk damladan olmuş küçük bir su hareketi. Utanç beziyle sürekli kurulanma çabası… Karanlık gözleriyle biriktirdiği bir sürü aydınlık sevinç… Kaplumbağanın kabuk kısmı… Suçsuzluğun en yalın, cezanınsa en büyük hâli…

 

Kabuğunu arkada bırakıp bir uçurumun kalbiyle, ne kadar uçabiliniyorsa... O kadar uçar, bir kaplumbağa...


Ayşegül Öztürk - 12:05


5 Yorum:

safransarı dedi ki...

Çook seviyorum bu tarz filmleri ya , ne iyiki böyle karşılaşıyorum.
eyvallah.

izbedenses dedi ki...

Filme hoş demek istemiyorum. Ama güzel ifade etmiş. Çok defa izlemişliğim var ve çok defa izlenilmesi gereken eserlerden biri. Emeğinize sağlık.

Ayşegül Öztürk dedi ki...

Kültürelf'e bu konukseverliği için şükranlarımı sunmayı bir borç bilirim. Teşekkürler...

Haydut Montari dedi ki...

Teşekkürler Ayşegül. Arşivimize kaliteli bir film daha kattık.
Bölgenin durumunu tüm doğallıyla yansıtmışlar. Film değil de, sanki hayattan canlı bir kesitti.
-
"Satellite" lakabı da çok hoşuma gitti. Oldukça başarılı bir karakterdi. Ama aslına bakarsam benim favorim: Shirkooh. Performansını çok içten buldum :)

Bu sahne de çok hoşuma gitti. Manası itibariyle en can alıcı sahneydi bence. http://4.bp.blogspot.com/-Z77lVN5-xFo/UQWEPyOizSI/AAAAAAAADQk/UWsybgyMlYA/s1600/kaplumbagalar-da-ucar.png

Ayşegül Öztürk dedi ki...

Evet bu karakter benim de favorim. :) Damlaların arasına katmayı düşünmedim değil ama o bambaşka bir içtenlik okyanusu... Diye vazgeçtim :)

Yorum Gönder

yorum yaparak içeriğe katkıda bulunabilirsiniz.

Kaplumbağalar Da Uçar - Bahman Ghobadi