Okuduğum En Güzel Kitapsın Annem - Kerem Toprak

"Sen benim ölümsüzlüğümsün annem, sanki sen varsan bu hayat hiç bitmeyecek. Bakma yağıp gürlemelerime, bakma asi erkek tavırlarıma, ben bir gün ayrı kalamam senden... Yokluğun çöreklenir gündüzlerime; bağırmalarını, benden dert yanmalarını özler dururum. Sen benim en masum yanımsın, emdiğim süt gibi bembeyazımsın. Oysa ben kaç gününe gölge düşürdüm ama sen benim hep kurtuluşum oldun."
Sayfa 91...



2010 yılında okuduğumu, her zamanki gibi kitabın ilk sayfasının sağ üstündeki tarihinden öğrendim. Ama hiç unutmamışım. Yazıyı yazmaya karar verdiğimde tekrar bir gözden geçireyim dedim -ki yine gözyaşı... Yazarı Kerem Toprak, kendi deyimiyle "anne özürlü"yken, annesi yanı başında olup da ona tabir-i caizse elin kızına yaptığı güzel muameleyi göstermeyenlere büyük bir örnek... Annesine duyduğu sevgi, sayfalardan taşıyor adeta. Hem çerezlik, hem ağlamalık bir kitap anlaşılacağı üzere...
*
Zaten tüm kitapları severek, eğlenerek, bazen kahkahalarla, bazen utanarak okuduğum Carpe Diem Kitap'tan beklendiği gibi bir çalışma "Okuduğum En Güzel Kitapsın Annem". Yazarın başta önsöz niteliğinde yazdığı iki sayfalık yazı, kitabın ne kadar içli olduğunu, samimiyetini ve değerini belli ediyor. Sonra Arif Nihat Asya'nın o muhteşem şiiri geliyor:

İlk kundağın
Ben oldum, yavrum;
İlk oyuncağın
Ben oldum.

Acı nedir
Tatlı nedir... bilmezdin
Dilin damağın
Ben oldum.
Elinin ermediği
Dilinin dönmediği
Çağlarda, yavrum
Kolun kanadın
Ben oldum
Dilin dudağın
Ben oldum.

Belki kıskanırlar diye
Gördüklerini
Sakladım gözlerden
Gülücüklerini...
Tülün duvağın
Ben oldum!

Artık isterlerse adımı
Söylemesinler bana
'Onun Annesi' diyorlar...
Bu yeter sevgilim bu yeter bana!

Bir dediğini iki
Etmeyeyim diye öyle çırpındım ki
Ve seni öyle sevdim sana
O kadar ısındım ki
Usanmadım, yorulmadım, çekinmedim
Gün oldu kırdın...
İncinmedim;
İlk oyuncağın
Ben oldum.. Yavrum
Son oyuncağın
Ben oldum...

Layık değildim
Layık gördüler
Annen oldum yavrum
Annen oldum!


Biter mi daha hiç? Daha bir sürü şairin, bin bir seste can bulmuş şiirini görüyoruz. Zeki Müren "mazide kalan hatıra gibi, şefkatli kollarını aç bana annem" derken bir radyonun başında dertleniyor; Mesnevi'den, kulaktan kulağa nesillerce bilinen anne hikayelerini dinliyorsunuz. 6 yasındaki annesiz kalmış Allah Resulü'nün (s.a.v) hadislerini okuyorsunuz size ayrılmış bir köşede. Bir ceninin günlüğünü karıştırıyor, farklı dillerde "anne" demeyi bile öğreniyorsunuz. Laf aramızda bende ara sıra anneme "Maman", "mumy", "ümm" gibisinden farklı dillerde sesleniyorum, çok hoşuna gidiyor.

Bazen bir delikanlının annesiyle konuşmaları çalınıyor kulaklarınıza ve bakın ne konuşuluyor telefon tellerine dokunan o şefkatli sesin duygularında :

-Alo...
-Çocuğum nerdesin?
-Anne yurtta uyuyorum ya.
-Bak benzinlik patlamış, çıkma dışarı!
-Ne benzinliği anne ya?
-Maslak'ta benzinlik patlamış... Gitme bak sakin oraya merak edip şimdi ben böyle dedim diye!
-Ya anne ne işim var benzinlikte, benzinlikte mi çalışıyorum ben ya.
-Anneye denmez öyle. Bak zaten sesin iyice hasta geliyor, çıkma sen dışarı emi yavrum.
-Peki anne.
-Hadi bakalım yum şimdi gözünü uyu.
-Tamam anne, tamam...

Daha neler neler... Duygusal yazılar, annelerin komik halleri, klasik anne sözleri, anneye atılabilecek her telden mesajlar, Risale-i Nur'dan alıntılar, Kur'an-ı Kerim'den ayetler, annelerin bünyesinde barındırmış olduğu meslekler,olaylara karşı verdiği tepkiler... Hepsi var! Kim bilir kaç insanın yüreğinden, dilinden alınmışlar!
Hele bazı anne tasvirleri var ki benim çok hoşuma gitti :

  • Cep telefonunuza anne yazın, cebine gönderin, yanınıza gelsin, ötesi var mıdır? Yoktur...
  • Yemek uzmanı, düzen insanı, bilgili, kültürlü şahsiyet, laf sokma dalında Oscar adayı, sevdiceğim...
  • Ne kadar üzsem de on dakika sonra beni affediyor ya... Bu nasıl bir şeydir anlamış değilim.
  • Evinizde hiçbir şey yemediğinizi sanan ve yanına her gidişinizde önünüze tüm sevdiğiniz yemekleri koyan, baklava üstüne mozaik pasta yedirtebilen tek kişi...
  • Kıyamet hala kopmuyorsa belki de annelerin yüreğindeki şefkat yüzündendir...
  • İstanbul-İzmir yolculuklarındaki feribot geçişi sırasında olabilecek bir Marmara depreminin oluşturabileceği dev dalgayı düşünüp yolculuğum sırasında uyumayı reddeden paranoya sahibi fedakar insan...


Bir de üç özel anneyi anlattığı bölüm var ki, bence en özel yeri kitabın...

"Ayarıha...
Rabbinden gelen ilham üzerine yavrusunu bir sandığa koyup Nil nehrinin serin sularına bırakan acılı kadın... Musa aleyhisselamın annesi.

Meryem...
Bir mucize eseri olarak babasız çocuk doğuran, bu nedenle akla zarar iftiralara uğrayan iffetli, temiz, özverili kadın... İsa aleyhisselamın annesi.

Ve Amine...
Yavrusunun alemlere rahmet olarak gönderilişini göremeden vefat eden muhterem anne... İki cihan serverinin validesi..."

Bütün ayrıntıları ve daha fazlasını okumak için, bu oldukça hoş kitabı ne yapın ne edin alin derim. Samimi üslubu, sayfa düzeni, en az 20 farklı yazı tipinin kullanıldığını düşündüğüm tasarımıyla da sıcacık bu kitap...
*
Teknik birkaç bilgiyi de verdikten sonra, size son sözü yine kitaptan bir anı verecek. Orta kalınlıktadır kendileri, son sayfasında "191" yazsa da aldanmayın, çünkü bir not defterine gelişigüzel yazılmış gibi duran o hoş sayfalarda numara yoktu :) 9.5 lira gibi çok uygun bir fiyata bu kitaba sahip olabilirsiniz. Ben serinin birçok kitabını okudum, sizlere de tavsiye ederim. Çerezlik, her zaman okunabilecek öğrenci yada gönlü öğrenci insanlar içindir.

-Anne sahura ne yapacaksın?
-Köfte.
-Of, süper!

Anne mutfağa gider. Harıl harıl bir şeyler yapar. Baba uyumaktadır. Yarım saat geçer.

-Hadi gel oğlum.
-Niye?
-Köfte yaptım.
-Anneeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeemm!

Anne böyle bir varlıktır işte. Canınızın çektiğini hissetmesi yeter. Gündüzden o kadar yorgun olmasına rağmen, hatta üç saat sonra bir daha sofra kuracak olmasına rağmen, üşenmemiş, sizin için köfte yapmıştır.
*
Candan Erçetin'in o çok sevdiğim "Annem"i sizlere gelsin.
Ayakları öpülecek annelerimizin sevgisine layık olabilmek dileğiyle...
Candan Erçetin - Annem Annem


Rahime Kasım - 19:49


1 Yorum - Yorumlar

kültürelf dedi ki...

"yemek uzmanı, düzen insanı, bilgili, kültürlü şahsiyet, laf sokma dalında oscar adayı, sevdiceğim..."

:))

Yorum Gönder

yorum yaparak içeriğe katkıda bulunabilirsiniz.

Okuduğum En Güzel Kitapsın Annem - Kerem Toprak