Hz. Peygamberle İslam'ı Doğru Anlamak - Nihat Hatipoğlu


Hadislerin özel kıldığı Kur'anı ifadelerden biri de zulüm kavramıdır. Mü'minlerin hallerini anlatan ayette şöyle buyruluyor: "İman edip imanlarına zulüm karıştırmayanlara güven vardır. Onlar doğru yoldadırlar." (En'am-82)
sf. 142

Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu'nun bilgisi, ülke insanlarımız arasındaki etkisi tartışılmaz... Herkes tarafından sevilen, saygı duyulan ve en önemlisi bunu hak eden nadir insanlardan, bence bizler için büyük bir değer...

Her kitabını, televizyonda yaptığı her programı kaçırmamaya çalışan biri olarak, bu kitabında tam 67 sayfasını yalnızca bölüm dipnotları ve bibliyografi oluşturuyor. Bu eşsiz eser, iki bölümden oluşuyor. Kur'an ve hadisler ışığında, ashab-ı güzinden menkıbelerle İslam'ı doğru anlamamız için ışık tutuyor.

Günümüzde tartışılan, hatta en dinden uzak insanlar tarafından bile konuşmaya, yorumlanmaya çalışılan konularda sağlam kaynaklardan cevaplar veriyor. Özellikle ilahiyat öğrencilerinin, bu konuda tez hazırlayanların işine yarayacak bilgiler, kaynaklar ve alıntılar bulunmakta... Nihat hocanın Hadis Bilim Dalı bölümünden mezun olduğunu düşünersek, doğru bir seçenek olacaktır. Bazı kendini bilmezler tarafından tamamen kendi düşünceleriyle yazılmış ve Kur'an'a mal edilmiş konuları, en öz ve doğru kaynaktan, tefsir kokan bir kalemle ele alıyor.

*
Birinci bölümün söyledikleri :

Ana başlığının "Kur'an-ı Kerim'in Hadisle İlişkisi" öldüğü bölüm; sünnet ve hadisin dinimizdeki yerini, önemini ve hükmünü açıklıyor genel olarak. Allah Resulü'nün (s.a.v) Kur'an'ı anlama, yasak ve emirleri uygulama, mübah ve mekruhlarla olan alakadarlığını herkes tarafından anlaşılabilecek bir şekilde anlatıyor. Konu başlıkları, size hangi konuda neyin yardımcı olabileceğini zaten belirtmekte :

-Sünnetin Hukuki Değeri
-Kur'anın Sünnete İhtiyacı Var Mıdır?
-Kur'an ve Sünnetin Hukuki Münasebeti
-Resulullah'ın Yaptığı İşlerin Tahlili

Bu bölüme örnek olarak (daha iyi anlayabilmek adına) 38-39. sayfalarından birkaç inciyi sizinle paylaşmak istiyorum :

"Sahabe, Resulullah'ın fiillerini, eylemlerini inceliyor ve aynen taklid ediyordu. Çünkü eylemler çoğu kez sözlerin uygulamasıdır. Hatta sözel bir zorunluluk geçmemiş olsa bile, sahabe, Resulullah'ın fiilini aynen yapmaya gayret ediyordu. Bunu, namazla ilgili hadiste görebiliyoruz. Peygamberimiz ayakkabısını çıkarmadan namaz kılacaktı. Cebrail ayakkabısını çıkarmasını istedi. Peygamberimiz de ayakkabısını çıkardı. O'nun ayakkabısını çıkarması üzerine, sahabe de aynını uyguladı.
Olay şöyle gerçekleşiyor : Ebu Said-i Huduri'nin haber verdiğine göre Resulullah (s.a.v) ashabla namaz kılarken ayakkabılarını çıkarıp soluna koydu. Sahabe bunu görünce ayakkabılarını çıkardılar. Resulullah (s.a.v) namazı bitirince, "Neden böyle yaptınız?" diye sordu. Cemaat; " Sizin yaptığınızı görünce aynını yaptık" dediler. Peygamberimiz : "Demin (ben namazdayken) Cebrail yanıma geldi ve ayakkabıma necasetin yapıştığını haber verdi, onun için çıkardım" cevabını verdi. Daha sonra, "Biriniz camiye geldiğinde çarığına baksın bir pislik veya necaset varsa temizlesin, sonra onunla namaz kılsın" buyurdu."

Hemen bir dipnot düşmüş, ama bunu kitabın sonunda değil, bölümün sonunda buluyorsunuz : Davud, Salat, 89. Bu olayı; özellikle kuru yerlerde, ayakkabıya necasetin bulaşmayacağı ortamda zaruret halinde ayakkabıyla namaz kılınmasına müsaade edilebilir şeklinde değerlendirmek uygun olur.
*
İkinci bölüm, birincisine nazaran daha geniş bilgi ve örnek yelpazesine sahip. Anlatılan konuyu kavramanın, verilen örnekler yardımıyla daha kolay olduğunu da söylemeliyim. İman, gusül  abdest, namaz, teyemmüm  kıyamet, ahiret, yaratılış, kaza-kader gibi üzerine oldukça soru sorulan, kafa karıştıran şeyler türetilen konularda da bize Kur'an, hadis ve sünnetle bize cevap veriyor. Söylemeliyim ki kitaptaki bölüm ayrımlarını, sınıflandırma ve sıralamasını çok açık, net ve başarılı buldum. Çünkü bilirsiniz, bazen bir kitap alır, "içindekiler" bölümüne baksak bile aradığımızı bir türlü bulamayız yada okurken kafamız karışır. Ortada bir bilgi veyahut kurgu vardır ama olay kargaşasından hiç birşey anlayamayız. Bu kitap, bunlardan münezzeh...

Çok fazla başlık, ara başlık vs olduğundan, bir örnekle size herhangi bir konuya nasıl açıklık getirdiğini göstermek istiyorum :

e- Teyemmüm
e1- Kur'an'ın Getirdiği Hükümler
e2-Hadislerin Buna Getirdiği Açıklama, İlave ve Yorum

Teferruatlı konular hariç, genel anlatım tarzı bu şekilde. Ama sanırım en çok yeri taharet ve namazla ilgili konu dolduruyor.Üstte örnek olarak verdiğim konunun açıklanışından birkaç inci :

"Teyemmüm hükmü Kur'anla sabittir. Bu konuda gelen vahiy;"hastalık" ve "yolculuk" hallerinde şu bulunamamışsa, temiz suyla yüzün ve ellerin meşhedilmesini kapsar. Ayetin meali şöyledir: "Eğer hasta olur veya bir yolculuk halinde bulunursanız ya­hut sizden biriniz ayak yolundan gelirse yahut kadınlara dokunup da -bu du­rumlarda- su bulamamışsanız o zaman temiz bir toprağa yönelin (teyemmüm edin); yüzlerinize ve ellerinize sürün." (Nisa:143) 

Ayet-i kerime belli organlara "mesh" olacağını bildirmiş ama tarifini yapmamıştır. "
Ve Allah Resulü'nün (s.a.v) hayatından bir örnek ve hadislerin getirdiği açıklama, ilave ve yorumla devam ediyor. Sizlerle paylaştığım kısımlar ve katrelerden de anlaşılacağı gibi, üstünkörü geçilmeyecek bir kitap. Kitaplığımın demirbaşları arasında, hiç düşünmeyin derim...
*
Son olarak, size benden ufacık bir tavsiye:

Kur'an-ı Kerim, şüphesiz Allah'ın kelamıdır ve o, son peygamber olan Sultan'ül Enbiya'ya (s.a.v) inmiştir. O Kutlu İnsan'da Allah kelamını bize iletmiştir. O'nun ahlaki Kur'an'dır, bizim için O'nun her yaptığı aslolandır. O anlamakta zorlandığımız matematikte dahi bir konuyu kavramak için örnekler yaparız ve sınavlarda bu örneklerden oluşur. Bizimde örneğimiz Hz. Peygamberdir, O'nun hadis ve sünneti sarılacağımız en sağlam kaynaktır (Kur'an'dan sonra tabii ki). Mushaf, abdestten bahseder ve onun nasıl olacağını Peygamberde gösterir. Hadisi ve sünneti reddeden bir insan Müslüman olamaz, Müslüman olduğunu iddia etse bile bu bir etiketten öteye geçemez. Böyle insanların imanlarında bir problem vardır, uzak durunuz.

Hep Kur'an-ı Kerim'in, hadisin ve sünnetin aydınlığıyla nur olmuş bir ömür geçirmek duasıyla...

1 Yorum:

  1. nihat hatipoğlu'nu çok severim... naif ve efendi bir adam.
    bazıları gibi ayetleri saptırmıyor, kitabın tam ortasından konuşan ve işini doğru yapan din adamlarımızdan biri..

    YanıtlaSil

yorum yaparak içeriğe katkıda bulunabilirsiniz.