Beni Böyle Sev Dizisi




TRT 1 ekranlarında gençler tarafından çok benimsenmiş bir dizi başladı: Beni Böyle Sev...
Fragmanı, hatta peşi sıra çalan birkaç saniyelik fon müziğiyle insanları etkisi altına almayı başarmıştı daha ilk bölümü yayınlanmadan.Aynı durum, yayınlandıktan sonra da devam etti bildiğiniz gibi. Ben de kaptırdım gidiyorum. 6. bölümden sonra moraller bozuk biraz işte...
*
Diziden önce, kanalın izlediği ve ödün vermediği düzgün çizgisine değinmek istiyorum aslında. Ahlaktan uzak, entrikalarla dolu, bir süre sonra bütün heyecanı ve güzelliğini yitiren televizyon programlarından, dizilerden münezzeh bir kanal bence TRT. En önemli konulardan biriyse, güzel dilimizin kurallarına dikkat ederek gerçekleştiriyorlar projelerini. TRT ekranına çıkanlar, genelde güzel diksiyonu olan insanlar... Bu da sempati duymamı sağlayan, diğer bir etken. Zaten bu dizinin oyuncuları da gayet sempatik ve doğallar. Zeynep Çamcı'nın etkisi malum zaten...

Trend olmuş; reyting rekorları kırmış, popülist diziler hiç ilgimi çekmemiştir aslına bakarsanız. Çok sevilen; Leyla ile Mecnun'u da babamın "Karadayı" sevdasından ötürü izleyemiyordum. Üstüne de düşmemiştim hani. Bir süredir Huzur Sokağı'yla idare ediyordum. 
Yayınlanmış ilk beş bölümünü bir hamlede izlediğimi, sabah ezanına kadar bir ağlayıp, bir güldüğümü söylemek istiyorum. Puanlamak gerekirse, diziye puanım : 10/10 ! Aslında o yenge cadısı yüzünden 9.5 olurdu ya, Çimen Göz'ün (Ömer'in lakabı) hatrına 10 :)
*
Trabzon'un Akçaabat isimli bir ilçesinden İstanbul'a okumak için gelir Ayşem. Orta halli, ufak bir köfteci dükkanı olan Nail Usta'nın kızıdır kendisi. Ömer'le yolları otobüs durağında kesişir. Ömer fotoğrafa olan merakıyla okulda düzenlenen bir yarışmaya katılmıştır. Ve dağılmış bir bavulla otobüsün arkasından koşan Ayşem'in fotoğrafını bilinçsizce çektiğinde başlar aslında her şey. Birde aynı okullu çıkarlar. Ömer zengin bir ailenin çekingen, okuldan eve, evden okula giden tek çocuğudur. Hatta annesinin tavırlarından sonra anladım ki, bildiğin "ana kuzusu". İki tane de yakın arkadaşı var kendisinin: Seda ve Nezih...
Seda'ya gıcık olduğumdan, onunla ilgili pek konuşmak istemiyorum. Şu kadarını bilin yeter, Ömer'e aşık... Nezih bir başka alem. Konuşmaları, tavırları, hatta dağınık saçlarıyla bile çok sempatik geliyor bana... Hele ki Ömer'in Ayşem için babasına karşı gelmesinden sonra bir sözü vardı: "alayına isyan, inadına Ayşem sıtayla! "
*
Diziyi izledikçe anlayacaksınız, bu Nezih'le üniversitenin 10 yıllık öğrencisi Haluk abi olmazsa olmaz. Çok güldürüyorlar insanı. Ayşem'in iç monologlarını da unutmamak gerek.
Fon müzikleri gayet uygun ve arabesk sevmeyen biri olarak benim bile hoşuma giden türden. Orhan Gencebay takılıyoruz dizi sayesinde.
Pazartesi günü yayınlanan 6. bölümde de evlenecekti sempatik çiftimiz. Ama ne zamana nasip olur, bilemem. Burdan da çıkardığımız sonuç: Dizi hem bir evlilik, hem bir aşk, hem de romantik komedi tadında olacak. Zaten ayrı bir merakla bekliyoruz artık pazartesi günlerini...
*
Çok sevdiğim bir sahnedir bu da. Hayatımda gördüğüm en şirin evlilik tekliflerinden. Buyurun izleyelim, sonra da kıskanmayalım lütfen, oturup oturduğumuz yerde, gıpta edelim.


Repliklerden hoşuma gidenlerin bir kısmını da sizin için derledim:

Ömer'den :
  • Mesela şuraya bir çalışma masası koyarız. Göz göze, diz dize ders çalışırız. Ara verdiğimizde çay demleriz, ince belli bardaklarla içeriz. Tam buraya böyle bir kütüphane alırız. Romanları, ders kitaplarını sıra sıra dizeriz. Şuraya televizyon, karşısına ikili kanepe...Senle birlikte film izlemenin hayali bile çok güzel.
  • Sen bana "Söz ağızdan bir kere çıkar" dedin. Benimle evleneceksin...
  • ‘O kız’ bu kız işte… Bu koşuş da ona doğru bir koşuş… İyi bakın.

Ayşem'den :
  • Bir masala inandırıyorsun ya beni, ama olmazsa çok üzülürüz ikimiz de be çimen göz…
  • Madem gidecektin, niye geldin ki o zaman?
  • Ohh be gitmemiş çimen göz!
  • Ah be Çimen Göz... Nasıl da bağlanmışım sana ben..
  • - Ayşem tuz koydun mu ? - Tuz mu?
  • Meğer başka sevgiler de varmış hayatta, bambaşka sevenler de olurmuş meğer insanı... Ömer'i tanıyana, ona evet diyene kadar bunu bilemedim...
  • Öyle çok özledim ki seni şimdiden içim üşüdü...bu ne yaaa sil kızım sil :)
  • Ayşem... M ile N arası olacak ama, varla yok arası gibi. 
  • İnsan bir kez sever, bir kez aşık olur ve onunla da evlenir...
Vel hasıl-ı kelam..
Ben severek izliyorum. Sizde izleyin, izlettirin. Örnek alın efendim. Türkçemizi de mümkün olduğunca "Türkçe" gibi konuşmaya çalışalım. Mehmet Akif Ersoy'a, Necip Fazıl Kısakürek'e, Orhan Veli Kanık'a, Peyami Safa'lara layık olmamız umuduyla...

NOT : Nail usta candır :)

1 Yorum:

  1. İnsan kendini arar, okduğunda, izlediğinde... Güzel bir yazı yüreğinize kaleminize, emeğinize sağlık. Trt gerçekten (eskiye nazaran biraz daha çağdaş!laşmış olsa da...) ahlaki kuralları hiçe saymamaya çalışıyor.

    YanıtlaSil

yorum yaparak içeriğe katkıda bulunabilirsiniz.