Böyle Buyurdu Zerdüşt - Friedrich Nietzsche


Eserin adı: Böyle Buyurdu Zerdüşt
Yazarın adı: Friedrich Nietzsche
Fiyatı: 6,5 TL
Sayfa sayısı: 391
Konu: Nietzsche'nin felsefi görüşleri
Yayın evi: İlgi Kültür Sanat Yayıncılık

Zerdüşt'ün, kitap boyunca sergilediği ezici, egoist tavrını; Yine kitabın yazarı olan Nietzsche'nin, "Böyle Buyurdu Zerdüşt" hakkında sarfettiği şu cümleye bağlayabiliriz: "Yazılmış en derin eser."
Nietzsche, daha önce eşine hiç rastlanılmamış bir öz güvenin temsilcisidir. Kitabında; ilahi bir bakışla; yaratanı, yaratılanı, varlığı, kısacası tüm kainatın sırrını açıkladığını düşünür. Kesin ve net ifadelerle her şeyi yargılar, ve bunu da yaparken, bilimsel bir temele bağlı kalmaksızın, sözüne her daim başvurulan; yaşlı ve tecrübeli iskele balıkçısı klişesiyle hareket eder.
Hayata dair, inanç alemine dair sarf ettiği cümleler, kurduğu mantıksal sentezler de bu öz güvenden izler taşıyor. Nietzsche, kitap boyunca; insanlardan soyutlanmış, kendini inzivaya çekmiş bir dervişin ağzından konuşur, İnsanları yoldaş edinmeyen bu dervişin, iki de dostu vardır. Kartal ve yılan. Nietzsche, bu iki varlığa olağan üstü anlamlar yükler. İnsanı dost edinmeyişi, onların tamamen yanlış eksende ilerleyişine duyduğu üzüntüyle alakalıdır. 
Nietzsche, tüm inançları reddeder, onun gözü "İnsanüstü"ndedir. Neredeyse tüm kitap, bu kavramı açıklığa kavuşturma gayesiyle yazılır. 
*
Kitap boyunca, her bir cümlenin altını çize çize okudum. Kimilerini fazlasıyla karmaşık buldum, havada kalmış onlarca söz yığınıyla karşılaştım. -tercih ettiğim yayın evinin yaptığı çeviriyle de alakalı olabilir.- İdrak sınırlarımın ötesinde bazı kavramlardan bahsettiğini umarak okumaya devam ettim. Yer yer üzerinde düşünmeye muktedir cümlelerle de karşılaştım, ancak genel itibariyle; algımıza yabancı bir edebi zevkin, yapının, düşünce tarzımıza, idrakimize hitap edemeyeceğini, kendini yeterince ifade edemeyeceği düşüncesine vardım. -şu benzetmeyi yapmak mümkün, taşraya parti politikalarını anlatmaya gelmiş, aşırı alafranga bir siyasetçinin, taşralı idrakinin çok uzağında, farklı bir üslupta anlatmaya çalışması gibi.-
Yine de yılmadım tabi, bir Mustafa Kutlu veya bir Ömer Seyfettin hikayesi okumadığı biliyordum. Onun için, Nietzsche'ye şimdiye kadar hiç bir yazara göstermediğim tahammülü gösterdim.
Bu çabanın sonunda Nietzsche'nin sesinini yer yer net bir şekilde işitebildim. Derlediğim kadarıyla bazı mülahazalarını sizlerle paylaşmak istiyorum. (Aforizma, pardon. Vecize olarak bir yerlerde paylaşmamanız üzerinde ısrar ediyorum.)

  • "Ey büyük yıldız, aydınlatacak bir şeyin olmasa yazgın ne olurdu?" sf.7
  • "Gözleriyle işitmeyi öğrenmeleri için kulaklarını mı patlatmalı?" sf.16
  • "Beni anlamıyorlar, ben bu kulaklara uyan ağız değilim." sf.18
  • "İşitilmemiş şeyler için kulağı olanın, kalbini mutlulukla dolduracağım." sf.25
  • "Yiğitler, en ağır şey nedir ki omzuma alayım ve kuvvetime sevineyim?" sf.27
  • "Ruh, şimdi kendi iradesini ister ve dünyayı kaybeden, kendi dünyasını kazanır." sf.29
  • "Uyku kolay bir sanat değildir, onun hatırı için bütün gün uyanık durmak gerekir." sf.30
  • "Gündüzün on gerçek bulmalısın, yoksa gece de gerçeği ararsın ve ruhun aç kalır." sf.30
  • "Gündüz on defa gülmeli ve neşelenmelisin. Yoksa geceleyin mide, bu keder babası seni rahatsız eder." sf.30
  • "Yaratıcı beden iradesinin eli olsun diye ruhu yaratmıştır." sf.38
  • "Dağda en kısa yol tepeden tepeyedir. Fakat bunun için uzun bacakların olmalı." sf.45
  • "Hikmet bir dişidir ve sürekli zafer kazananı sever." sf.46
  • "Biz en çok, görünmeyen eller tarafından eğilir ve yoğruluruz." sf.47
  • "Bütün soğuk maddelerin en soğuğunun adı devlettir. Onun yalanı da soğuktur. Ve ağzından şu yalan sızar: 'Ben devlet, ben halkım.' " sf.55
  • "Size şu işareti veririm: Her ulus kendi 'iyi' ve 'kötü'sünden bahseder, bunu komşu anlamaz. O, dilini örf ve hukukunda yaratmıştır." sf.56
  • "Gereğinden pek fazla adam doğuyor. Bu gereksizler için, devlet yaratılmıştır." sf.56
  • " 'Dünyada benden büyük bir şey yoktur. Ben, tanrının düzen veren parmağıyım.' O vahşi hayvan böyle homurdar. Ve diz çökenler, yalnız uzun kulaklı ve kısa görüşlüler değildir." sf.56
  • "Gerçekten, az şeye sahip olana az hükmedilir. Yaşasın bu küçük fakirlik!" sf.58
  • "Dünya, yeni değerler yaratanların etrafında döner. Görünmeden döner." sf.59
  • "Fakat ey derin adam, sen küçük yaraların da acısını pek derinden duyuyorsun." sf.61
  • "Çok defa kendilerini sana hoş gösterirler. Fakat korkakların kurnazlığı her zaman bu olmuştur. Evet korkaklar ve kurnazlardır." sf.62
  • "Sen onlara şefkatli olsan bile kendilerine hakaret ettiğini zannederler ve senin iyiliğine gizli acılarla karşılık verirler." sf.62
  • "Senin sessiz gururun onların zevkini bozar." sf.62
  • "Olduğu gibi görünebilen çıldırtır. Çıplaklıktan ürkmeye bu derece mecbursunuz." sf.66
  • "Ah dostum, insan aşılması gereken bir şeydir." sf.66
  • "Dostuna olan dert ortaklığın , sert bir kabuk altında saklanmalı." sf.66
  • "Kadın pek uzun zaman köle olarak saklandı. Onun için kadın dostluğu bilmez. 'O, yalnız aşkı tanır...' " sf.67
  • "Bir ulusun iyi dediğine başka bir ulus rezalet der. Ben böyle gördüm. Şurada kötü denilen şey, orada erguvan bir şerefle süslü!" sf.67
  • "Fakat kardeşlerim söyleyin: İnsanlığın hedefi olmayınca bizzat kendisi de yok değil midir?" sf.70
  • " 'Sen', benden daha eskidir. 'Sen' kutsal sayılmıştır. Fakat 'ben' henüz değil!" sf.70
  • "En uzağa ve geleceğe olan sevgi, yakın sevgisinden daha yüksektir." sf.70
  • " '...Her yalnızlık suçtur' Sürü böyle der.Ve sen çok uzun zaman sürü içinde kaldın." sf.72
  • "Fakat kederinin yolunu, yani bizzat kendine olan yürümek mi istersin? Bana bunu hak ettiğini ve kuvvetini göster." sf.72
  • "Fakat bir zaman gelecek, yalnızlık seni yoracak. Bir zaman gelecek gururun eğilecek. Ve cesaretin kırılacak. Bir zaman gelecek, 'Ben yalnızım' diye haykıracaksın." sf.74
  • "Bazı adamlara, elini değil, yalnız pençeni uzatmalısın. Ve isterim ki pençenin tırnakları da olsun." sf.75
  • "Erkeği savaşa karşı eğitmeli. Ve kadını, savaşanı dinlendirmeye. Başka türlüsü deliliktir." sf.77
  • "Ve size sövenlere  iyilik yapmayınız, hoşuma gitmez. Siz de biraz sövün daha iyi." sf.79
  • "İşin yalnız üremekten ibaret olmamalı. Kendinden üstün varlık yaratmalısın. Bu iş için evlilik bahçesi sana yardım etmeli." sf.81
  • "Çok kısa delilikler -siz buna aşk diyorsunuz. Ve evliliğiniz uzun bir budalalık halinde bu kısa deliliklerinize bir son veriyor." sf.83
  • "Kabul etmede nazlı olun. Böylece kabul edişinizi bir büyüklük yapın." sf.103
  • "Halbuki güzelliğin sesi yavaş konuşur; o ses, ancak en uyanık ruhlara sokulur." sf.109
  • "Gecedir! Arzum  bir pınar gibi içimde kaynıyor, konuşmak istiyorum." sf.127
  • "İkinci nokta şudur, kendi buyruğuna uymayan, emir altına girer. Hayatın gidişi böyledir." sf.136
  • "Sözümü dinleyin yiyiciler, acaba hayatın sırlarını çözüp köklerine ulaşabiliyor muyuz? Canlının bulunduğu her yerde kudret iradesi buldum. Ve hizmetçinin iradesinde de efendi olmak arzusunu buldum." sf.137
  • "Zayıf olan, dolambaçlı yollardan kuvvetlinin kalbine ve kalesine sokulur, kuvvet çalar." sf.137
  • "Bak, ben kendimi daima yenmeye mecbur olanım." sf.137
  • "Kendinize ve bedeninize inanmaya cüret edin. Kendine inanmayan, daima yalan söyler." sf.148
  • "Şair ruhu seyirci ister. İsterse seyirci manda olsun." sf.155
  • "Yüksekler değil, yamaç korkunçtur." sf.170
  • "Ey üstümdeki temiz, derin gök. Ey ışık uçurumu, sana bakarak ilahi tutkularla ürperiyorum." sf.194
  • "Hikmetini bana, konuşmadan öğretiyorsun." sf.194

Başarısız çeviriler, eserin asli değerini düşürebilir. Tüm dünyada büyük ses getirmiş bir eser "Böyle Buyurdu Zerdüşt", Türkçe çevirisinin ardından, bir "Ferrasini Satan Bilge" tadı vermeye başlıyor. Hakkını vererek çevrilmemiş eserler, kitabın asli değerine de zarar veriyor.

Ez cümle, Nietzsche'yi merak edenler, onu tanımak isteyenler için güzel bir kaynak kitabı. Tabi, oku-at tarzında bir eser beklemeyin. Üzerine ciddi anlamda eğilmeniz gereken bir eser. Bazı görüşleri insanın zihnini zehirleyebilecek nitelikte. İmanı sağlam olan biri için problem oluşturacağını zannetmiyorum. Yer yer, İslam öğretilerini unutup, maddeci bir kafayla düşünmeyi gerekli kılan bir eser. Tabi, dinini hayatının merkezine oturtmuş insanlar, ne derece başarılı olabilir, bilinmez. Biz başaramadık. Yer yer saçmaladığını iddia ederek, okumamızı tamamladık. Bu topraklarda Nietzsche'elerden çok ötesi var. Bunun da farkındayız. Popülizme aldandık, haddinden fazla vakit ayırdık.... Puanım: 10/4


erdi demir - 11:09


2 Yorum:

Ayşegül Öztürk dedi ki...

Ben de yeni bitirmek üzereyim bu kitabı. Dediğin gibi altını çize çize akıyor sayfalar... Arada anneme de okuyorum sesli, o çok sevdi Nietzsche amcayı :) Ben de... Sanırım tasavvufi açıyla bakmamızdan olacak.. Örneğin kast ettiği üstinsan'da insan-ı kamil'i, ölen tanrıda ve tanrılarda da insanın tanrılaştırıp taptığı nefsi aradık, bulur gibi de olduk. Yazın için teşekkürler, hoş tesadüf oldu... :)

Erdi Demir dedi ki...

Afiyet olsun :)
Yorumun için teşekkürler.

Yorum Gönder

yorum yaparak içeriğe katkıda bulunabilirsiniz.

Böyle Buyurdu Zerdüşt - Friedrich Nietzsche