Aşkın Meali 1: Yusuf ile Züleyha - Sinan Yağmur


Eserin adı: Aşkın Meali 1: Yusuf ile Züleyha
Yazarın adı: Sinan Yağmur
Fiyatı: 11 TL
Sayfa sayısı: 215
Konu: Tasavvufi aşk, Yusuf ile Züleyha
Yayın evi: Karatay Akademi

Yusuf ile Züleyha'yı Nazan Bekiroğlu'ndan okudunuz mu hiç, bilmiyorum...
Ama günümüzde Kur'an-ı Kerim'de "ahsenül kasas" yani "en güzel kıssa" şeklinde bahsedilen Yusuf Peygamber'in (aleyhisselam) Züleyha'sıyla hikayesini yazmak isteyen çok fazla. Nazan Bekiroğlu için ayrı bir parantez açmak gerekir aslında, fakat Sinan Yağmur'a ve kitabına saygı çerçevesinde sadece anlatanların arasında favorim olduğunu belirtmek istiyorum.
Size kitabın adını, yazarından önce bunu belirtmemin sebebi bir hayal kırıklığı... Akabinde bu durumu, kıssayı Nazan Bekiroğlu'ndan okumama bağlamam. Fakat yine de, üzerinde konuşulmaya değer.
*
Kitabın başlangıcındaki iki güzel notu paylaşmak istiyorum. Çünkü çoğu kitapta görmediğim derin bir saygıyı ifade ediyor:

"Güneşin, ayın ve yıldızların secde ettiği, nur alnını şehvetin çamuruna değdirmeyen Yusuf Peygambere selam olsun. Allah'ım; yorulmuş, daralmış, çaresiz tüm yüreklere inşirahı bahşet!"
-

"Kitabı okurken Peygamberlerimizin isminin geçtiği yerlerde onlar için, aleyhisselam "Ona selam olsun" demekle, selam gönderen secde kardeşlerimize teşekkürlerimizle."
-
Zaman ötesi zamanı yazmak, ayakları yere basan ve hakikatlere dayanan bir başlangıç yapmayı gerektirir. Bu zaman kavramından kastım; Hz. Peygamber'den (s.a.v) önceki nebi ve resullerin hayatının, Kur'an-ı Kerim'deki kıssalar ve Allah Resulü'nün (s.a.v) anlattıklarıyla sınırlı olması... Çünkü herşey O'ndan sonra netlik kazandı bilindiği gibi -ki biz çok sonraları gelmiş,hatta bazen hakkında türetilmiş onlarca efsaneleri de gerçekle karıştırmış insanlarız. Yağmur'un, kitabı yazmadan önce Mısır'a gitmesi ve derin bir araştırma yapmış olması bu konudaki hassasiyetini de gözler önüne sermiştir. Mâmafih ben, bu kitapta yazanların hakikatine inanıyorum.


Kitapta zaman; Yusuf aleyhisselam'ın gördüğü, 11 yıldız, güneş ve ayın secdesini içine alan rüyasıyla başlıyor. Yakup aleyhisselam'ın oğluna duyduğu büyük sevgiye dokunan satırlar, güzeller güzeli Yusuf aleyhisselam'ın ailesine, soyuna ve yetiştiği eve, yere varıyor. İsim isim, kişi kişi bize o zamanlar hakkında da çok ciddi bilgiler ve elle tutulur fikirler veriyor.
Ve Mushaf'in, aralarında geçen diyalogları bile söylediği o olay gerçekleşiyor. 11 yıldızı temsil eden 11 kardeş, Yakup'un derin sevgisinde Yusuf'u kuyuyla idam ediyorlar. Cebrail, ilk kez o gün geliyor Yusufcuğa. Kaderi O'nu, doğduğu Kenan illerinden, veziri olmaya gittiği Mısır'a köle diye gönderiyor. Baktığınızda, Peygamberlerin kaderleri hep gariptir, mahzundur. Yusuf aleyhisselam bu masumiyetin en iyi örneklerindendir. Önce köle, sonra evlat...
Züleyha'nın gülmemiş kaderinin gülü oluverir birden. Annelik duygusundan sıyrılmış bir aşka namütenahi kurban olan. Aslında güzelliği, basına en büyük bela olandır.

O, Züleyha'nın harama davet eden cennet gözlerinin yerine, zindanı kendine cennet yapar. "Yusuf" çok şey demektir bütün lügatlarda.
Yakup için sınav.
Züleyha için herşey.
Kendinden nasiplenmek isteyenlere göre bir Güzellik Tanrıçası.
Aşık için kurtuluş.
Aşk için Yusuf.
Bütün bunları teker teker serer, dürer bir kitaba Sinan Yağmur. Aşkın Gözyaşları Kimya'da yaptığım eleştiriyi, Züleyha'nın mektupları için söyleyemeyeceğim. Çünkü Züleyha'nın mektuplarını, kitabın sonuna değil, en uygun olayların, hislerin sonuna koymuş. Eleştirimin haklılığını görmekte güzel.
Yıllar sonra zindandan Yusuf'u kurtaran yine bi rüya oluyor, 7 yıl herşeyin üstünü hem örtüyor, hem herşeyi gün yüzüne çıkartıyor. Mısır'a aziz oluveriyor. 11 kardeşle yüzleşiyor. Nihayet Yusufsuzluktan kör olmuş Yakup gözleri, o gömlekle açılıyor.
Ve Züleyha'nın kapısına geliyor Yusuf. Ne diyeceğini bilemeden, Allah'a boyun eğiyor. Kapanyor bu kapı, Yusuf'u görecek göz yok oluyor Züleyha'da... Olayın sırrı, Yusuf'un gümüşten eğik boynu ve sonraları kitabın 2. serisine saklanmış. Uğradığım hayal kırıklığına rağmen, o kitabı alacak olduğumu düşününce, seri şeklinde vermek akıllıca olmuş. Ben 2. kitabın Züleyha'nın dilinden olacağı kanaatindeyim. Bekleyip, göreceğiz.
*
 Aşkın Meali 1: Yusuf ile Züleyha sf. 175
Kitaptan aldığım bazı notlar:
  • Böyle bir evlada nasıl aşık olunmasın ki?
  • Züleyha'ysan! Her gece Yusuf rüyasında geziyorsan, gözlerine yıldız yağıyorsa, göğe doğru bir koku yayılıyorsa, sırtındaki Yusuf kokan gömlektendir.
  • Gece gizli gizli yürüyerek buralara geldiği için ismi İsrail'dı.
  • Çölde rüzgar, kandılde alev, odasında Yakup titrer.
  • Sabır şu gibidir; öfke ise rüzgar. Biri kayayı parçalar, öteki kayanın tozunu alır.
  • Ağlıyor Yusuf. Kabullenemiyor kardeşlerinin yaptığını. Yusuf'un gözünün önüne Habil geliyor. Bir kardeş sırtına vurunca açıyor canı. Bir kardeş tükürünce yüzüne, Nuh tufanında boğuluyor Yusuf. Alnından kan düşüyor yere. Yusuf'un aklına İsmail düşüyor.
  • Biz asla bir peygamberin peşinde dolaşmayız. Peygamber eti bize haramdır.
  • Fesabrun cemil.
  • Gömleğin üzerindeki ceylanın kanı ağladı.
  • Ben bir çocuğum. İzin verirsen çocukça ağlamak istiyorum.
  • Yusuf gözlerin ne güzel.
  • Bu gözler ahırette Rabbimi görecek!
  • Eller ki dokunmakla kirlenir. Eller ki yummakla temizlenir. Ben ellerimi dua ile tutuyorum. Dokunursam yanarsın, dokunursam kavrulurum. Elin olan ele nasıl el süreyim?
  • Zayıflığımızı bilince kendimizi tanımamızın yolu da açılmış oluyor.
  • Allah buyuruyor: "... Yalnız gözler kör olmaz; fakat göğüslerde olan kalpler de körleşir.
*
Kitaba puanım: 7/10
Son söz: Sinan Yağmur'u bir yazar olarak tanıyın, okuyun ve okutturun. Ama Nazan Bekiroğlu'ndan sonra Yusuf ile Züleyha'yı başka birinden okumak tatmin etmedi beni. Sizi dolup taşırması dileğiyle...
Allahaısmarladık.

Kitabın tanıtım videosu da bu, meraklısına...