Bir Ayrılık - Asghar Farhadi


Tam adı "Nader ile Simin, Bir Ayrılık" olan filmin yapımcılığını ve yönetmenliğini, Asghar Farhadi üstlenmiş. Asghar Farhadi; bu filmiyle, İran sinemasında eşi pek görülmemiş bir gişe rakamına ulaşmış.. 300.000 dolarlık bütçesiyle, ülkesi İran'da 3.300.000 dolarlık bir gişe hasılatına ulaşmış ve bütçesini 10'a katlamış.
-
Alışılagelmiş aşk filmlerinin, romantik komedilerin yanında bunun gibi dram, psikoloji ve ayrılık içeren gerçekçi yapımların olduğunu da unutmamak gerekir. Bu kategorinin en iyi ve en gerçekçi örneklerinden biri olarak gösterilebilecek bir film zannımca. En ince detaylarda bile çok büyük mesajlar ve dersler çıkarttırabilen güzel de bir yönü var. Ayrıca Türkçe dublajlı haline ulaşmanız mümkün.

Oscar'dan sonra 61. Berlin Film Festivali'nde "En İyi Film" dalında Altın Ayı ve "En İyi Aktör" ile "En İyi Aktris" dallarında Gümüş Ayı kazandı, böylece Altın Ayı kazanan ilk İran filmi olması da sinema sektörü açısından kayda değer bilgiler arasında... Ama bence "En İyi Aktris" ödülünü, pek hak edilerek alınmamış. Bendeki izlenimler o şekilde...
*
Hikaye ve olay örgüsü:
Teknik bilgilerden sonra filme geçecek olursak. Üstte belirttiğim gibi, gerçekçi ve somut olaylardan alınma bir konusu olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Simin'in yurt dışı sevdası yüzünden boşanmak üzere olan yuvanın, bu süreçte başlarından geçen olaylar ele alınıyor. Bunun en mühim etkilerinden biri, 11 yasındaki kızları Termeh'in üzerinde oluyor elbette.

Bence bu konuda Simin'in fazla egoist olan istekleri ve anlayışsız tavırları, çok ciddi dersler veriyor izleyiciye. Hasta babasını bırakamayan eşi Nader'i anlayamamasını da ben anlayamadım bir türlü. Meseleyle ilgili Nader'in sağlam tavrı, çok takdir edilecek davranışlar içinde.. Zaten bütün film boyunca Nader karakterinin ne kadar kibar, akıllı ve beyefendi olduğunu göreceksiniz. Aslına bakarsanız bu, bana eş seçimiyle alakalı konularda da fikirler verdi. Çünkü bence eşi Simin'le tek uyuşan yanları belki de ekonomik ve eğitim meselelerinde...

Mahkemenin bu sebepten dolayı boşanmalarına izin vermemiş olmasıyla birlikte Simin, annesinin evine yerleşir. Kızı Termeh'se babası ve büyükbabasıyla kalmayı tercih eder. Bence çok isabetli de bir seçim... Fakat artık, büyükbabaya bakacak birine ihtiyaç duyuyorlardır. İşte tam bu sırada, filmi bambaşka yerlere götürecek olan Raziye çıkar karşılarına. Bu hanım genç ve hamiledir, bir de kızı vardır 4-5 yaşlarında. Dindar bir hanım olan Raziye, büyükbabanın tuvalet gibi çok  temel ihtiyaçları giderememesinden dolayı, birinci günden sonra orada çalışmak istemez. Hatta fetva veren bir kurumu telefonla arayıp, büyükbabayı temizlemesinin uygun olup olmadığını bile sorar.

Sonraları, bu iş için eşinin uygun olacağını ama kendisinin çalıştığını bilmediğini de söyler Nader'e. Ama Raziye'nin eşi, alacaklılarının önü hapse attırmasıyla günlerce o eve iş için gidemez. Onun yerine yine Raziye gider. Bir gün büyükbabayı evde bulamaz, onu aramak için dışarı çıkar. Bu sevimli  ve hasta yaşlının takıntısı, gazetedir.
Bakarlar ki gazete almaya gitmiş, onu eve götürür. Olaydan Nader'e bahsetmez. Fakat ertesi gün Nader ve Termeh eve geldiklerinde Raziye ile kızı ortalıkta yoktur. Üstelik büyükbabanın elli yatağa sıkıca bağlanmış, bu sebeple ölüm tehlikesi atlatmıştır ve de evden para alınmıştır. Bu olaylar gerçekleşirken Nader'en kızı Termeh ve Raziye'nin kızının gözleriyle bizlere gösterdikleri etki, görülmeye değer.
Bir çocuk psikolojisinin, ne kadar hassas ve duyarlı olduğunu baş baş bağırıyor o sahneler... "Çocuğum neden böyle?" diye evlatlarını hırpalayan ebeveynlere duyrulur.

Bunu gören Nader, Raziye'ye çok sert davranır ve onu evden uzaklaştırmaya çalışır. Genç kadınsa dininin, çocuğunun üzerine yeminler ederek parayı kendisinin almadığını adama anlatmaya çalışır ama nafile... Fakat Nadir, bunu yaparken kadını hafifçe dışarı iter. Ertesi gün gelen haber ise kan donduran cinstendir: Raziye, aldığı darbe sonucu 4.5 aylık erkek bebeğini düşürmüştür ve Nader'den davacıdır.
Mahkemede Nader'in kadının hamile olduğunu bilip bilmemesi büyük önem taşırken, saklanmış  bir iyilik ve çaresizlik Raziye'nin peşini bırakmamaktadır. Buradaki ayrıntıları anlatmıyorum, çünkü izlediğinizde daha iyi anlayacaksınız.

Ama sonunda, ortaya çıkar ki Nader aslında Raziye'nin hamile olduğunu, evlerine Termeh için gelen öğretmenle konuşurlarken duymuş ve aslında biliyormuş. Raziye'nin çocuğunu düşümesi Nader'in babasını araba çarpmasından kurtarmasıyla olmuş. Bunlar benim için şok gerçeklerdi. Çünkü Nader'e inanmıştım ve Raziye'ye kızmıştım.

Şimdi diyeceksiniz ki, bütün bu olanların bir boşanma  ile ne alakası var? Bunu soruyu bende kendime sormamış değilim. Ama hayat akışını biz yönetmiyoruz. Arada bir çocuk olduğunda, üstüne üstlük anne veyahut babasında kalma seçimi kendisine bırakılmışsa bütün olaylar onun dünyası için bir iz oluyor. Bu fark edilmesi gerek çok önemli bir durum. Size tavsiyem, çocukların tavırlarına, tepkilerine dikkat edin. Çünkü Termeh hiç 11 yasındaki bir kız gibi durmuyor...

Değinmek istediğim birkaç nokta:
Filme, çocukların gözünden ve bu boşanmanın sebep, sonuçlarını inceleyerek bakmak en doğru bakış olur. Çünkü bahsettiğim gibi film, hayali değil, ne yazık ki fazla somut olayları ele alıyor. En sonunda film, bizi çok düşünmeye itecek şekilde bitiyor.

Nader ve Simin'in davasında, annesini yada babasını seçmek, filmde geçen o olayla birlikte kafası karışmış ve kime inanacağını bilmez halde olan Termeh'e bırakılıyor. Kızcağız kararını anne ve babasının yanında söylemek istemediğini belirtip, onları dışarı çıkarttırıyor.

Ve Nader ve Simin, mahkeme salonun önünde karar beklerken..yüzlerinde endişe, merak ve soğukkanlılığı kaybetmek istemeyen mimiklerle dururken oyuncuların isimlerinin geçtiğini görüyorsun. Film böyle sonlanıyor.
Yani Farhadi, bizi vicdanımızla baş başa bırakıp, filmi birkaç gün düşünmemize sebep olacak bir sonu tercih ediyor.

Hoşuma giden sahneler ve alıntılar:



Termeh: "Arabada çantasını görmüştüm, o kalmaya gelmişti!"
Nader: "Kızım...sen ağlarsan ben de ağlarım."
-
Raziye: "Şehitlerimizin üzerine yemin ederim ki, o parayı ben çalmadım!"
-
Nader: "Kim söylerse söylesin,  yanlış yanlıştır. Bu öğretmenin olsa bile..."
-
Nader ve Termeh'in beni özendiren çok tatlı bir diyaloğu:

-Dindarlık?
-Mümin kişinin durumu.
-Çorak?
-Pam yığını.
-Peki başka?
-Çöl olur.
-Ayaklanma?
-İsyan.
-Kapı zili?
-Raziye Hanım.
-Hayır.
-Kocası?
-Evet.
-
Raziye'nin kızı: "Biliyor musunuz, o annemi tekmeliyor." (bebeği kastederek)
Termeh'in öğretmeni: "Dışarı çıkmak istiyor."
Ve o masum kalpten gelen cevap: "Benimle oynamak için."
-
Büyükbabanın, Raziye'ye ve Nader'e sürekli "Simin...Simin...Simin nerede?" demesi çok kalbimi acıttı doğrusu. O ihtiyarin her hali kalbimdeki merhameti tavan yaptırdı, ama çok da sevdim onu.
-
• Raziye'nin, kızına sarılırken (zaten çocuğun başı, annesinin direk karnına geliyor) çocuğu ona dinletmesi.
• Yine Raziye'nin telefonda "Günaha girer miyim?" diye sorarken, takındığı samimi ve zarif hassasiyet tavırları.
• Nader'in, Termeh'in benzinciye bıraktığı bahşişi geri almasını isteyip, parayı kızına harçlık diye vermesi.
• Raziye'nin eşine sadıklığı ve sürekli onu düşünmesi.
• Büyükbabanın çocuklarla olan ilişkilerinin canlandırıldığı sahneler, hemde repliksiz.
• Raziye, kocası için hakime ağlayarak yalvarırken, Nader'in de bunun üzerine hakime şikayetini geri çekmek için yalvarması.
• Nader'in, babasını yıkarken ağlaması, çok dokundu doğrusu.

• Ve tabii ki iki çocuğun sözsüz anlaşma sahneleri.
• Birde başörtü yapma şekilleri hariç, kadınların giyimleri hoşuma gitti genel olarak :)

Yazımı bitirirken..ya Termeh'in yerinde olsaydım?

Ben özel hayatımda tam bir "anneci" olarak, Simin gibi bir anne ve Nader gibi bir baba arasında kalsaydım...Onun bana olan sevgi ve ilgisini göz önünde bulundurarak Nader'i seçerdim sanırım. Ama tabii Allah göstermesin kimseye.

Yani efendim, izleyin, izlettirin. Özellikle gençlere, evlenmek isteyenlere, evlenememişlere, çocuk sahibi olanlara yada olacak olanlara, geleceğin ana-babalarına faydalı olacaktır. En azından düşünmeye itecektir.

Buyurun bu da fragman:


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yorum yaparak içeriğe katkıda bulunabilirsiniz.