Maria - Emine Şenlikoğlu


Eserin adı:
 Maria
Yazarın adı: Emine Şenlikoğlu
Fiyatı: 5,25 TL
Sayfa sayısı: 166
Konu: Bir genç kızın dini kimlik arayışları
Yayın evi: Mektup Yayınları

Maria, Mektup Yayınları'ndan çıkma, Maria isimli Alman bir kızın dini arayışlarını konu edinen, 166 sayfalık bir kitap. 
Sıkı bir Katolik olan Maria; bir yaratıcının olduğuna inanan, ancak dinleri kabullenmeyen(deist), aynı zamanda dinleri öldürmek isteyen küresel örgütün lideri, bir babaya ve koyu Katolik olan; kızının tercihlerine tahammül gösteremeyen bir anneye sahiptir. İşte Maria, böyle bir ortamda gözlerini açar dünyaya. 
*
Maria, üniversite yıllarında, tevafuk eseri Abdülvahhap adlı bir gençle tanışır.
Abdülvahhab; temiz, dini vecibelerini yerine getiren, kültürlü ve hatta başka dinleri de iyi bilen, tam manasıyla bir müslüman gencidir. Ayrıca Maria'nın dini sorgulamalarına ve arayışlarına ön-ayak olan isimdir. 
Maria; Mehmed, adında bir genci sevmiştir. Mehmed de Maria'ya gönül vermiştir. Ancak dini inanışları yüzünden, evlenememektedirler.
Bir gün Mehmed, Türkiye'ye dönmek zorunda kalmıştır.
Maria, bu süre zarfında Mehmed'i müslümanlıktan soğutup kendi yanına çekmenin planlarını yapmaya başlamıştır. Böylelikle onunla sorunsuzca evlenebilecektir.
Maria, bir gün Peder'in yanına gidip meramını anlatır. Peder de İslam inancını çürüteceğine inandığı bir takım sorular hazırlar. Maria ise Mehmed'in, Türkiye'ye gitmesi sebebiyle, bu soruları Abdülvahhab üzerinde denemek ister. Ondan alacağı cevaplar az-çok planının gerçekleşmesi adına fikir sahibi edecektir. 
Ancak, büyük sinsilikle sorduğu sorulardan, akıl dolu cevaplar alır. Öfkeyle bir-iki soru daha sorar. Ancak Abdülvahhab soruları cevapladığı gibi hem de Maria'nın kafasını karıştırmaya başlamıştır.

*
İşte böyle bir noktadan hareketle başlar hikaye. Olaylar gelişir ve Maria yepyeni bir dini kimliğe bürünür. Emine Şenlikoğlu, sürükleyici bir edayla işler konuyu. Ayrıca dini bilgisini ve İslam'ı anlatma heyacanını bu hikayede harmanlar ve okura sunar.

Altını çizdiğim, sizlerle paylaşmak istediğim bazı bölümler var:

"...mesela, piramitler, emperyalist ruhu anlatır. Sömürücü Firavun'un esirleri nasıl çalıştırdığını ve onların emeğini nasıl yığdığını gösterir. Batı, bu yönüyle piramitlerle aynı durumu sergiler." sf.12

"Hala uykuda İslâm alemi, Bir uyanacak pir uyanacak umuduyla yaşıyorum." sf.12

"Kişilikleri tamamlanmamış insanlara "ödül" diye bir teneke parçası verdiniz mi işi tamamdır" sf.26

"Allah, bize bizi nerden getirdiğini, nereye götüreceğini bildirmez mi? Bizi kocaman uzayın derinliklerinde, milyarlarca yıldızdan sadece birinin üzerine getirip, buraya neden getirdiğini söylemez mi?" sf.85

"Bilmiyorum. Her 'aşığım, ölüyorum' diyen aşkından ölse, dünyada insan kalmazdı."

"-Biz neyiz? Biz gâvur muyuz?
 -Sizler önce insan olun. Bu konuyu sonra tartışırız."

"-Ne yapmadık ki! Çalıştık çabaladık. Bak, koca milleti öylesine Avrupalı yaptık ki, kadınlarına erkeklerine kendi kıyafetimizi bile giydirdik. Kıyafet devrimi yapıldı. Bak, memure kadınların başını örtmeleri bile yasak. Avrupa'dan daha ileride gidiliyor. Bizim ülkemizde örtülü rahibe çalışabiliyor. Ama bu aptallar sürüsü, o kadarcık bile örtülenemediklerini anlayamıyorlar." sf.144

"Ancak o zaman, (zikir yaptığında) Müslüman kalbi uyanık olur..." sf.161

"Unutma, her zaman ağlayanlar da, her zaman gülenler de iyi bir dava adamı olamazlar." sf.163

Maria'yla ilgili diyeceklerim bunlar. Puanım:10/4

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yorum yaparak içeriğe katkıda bulunabilirsiniz.