"ah kardeşler gönlümün yükünü kaldıramıyorum"


her gece, farklı bir temayla başlıyor. 
şehrin büyüsündenmidir, “halet-i ruhiye" denen tatlı bir farsça tamlamadanmıdır bilemedim. 
-
memleketten uzakta bir dost evinde. iftar yapılmış... çaylar yeni içilmiş... bir misafir pijaması ve yattığın yeri yadırgama durumları... hepsi, gecenin şekillenmesine ön-ayak olan şeyler. 
farklı ortamlar, farklı fikirler, farklı duygular her gecenin farklı bir hikayeyle başladığını anlatıyor.. 
işte o gecelerde, insanın düşünmeye çok vakti oluyor… ancak idrak denilen şey pek uğramıyor o mahalleye. sadece düşünceler ve düşünceler… bilinçsizcesine...  
-
mantıklı karar vermek için uygun vakitler değil gece vakitleri. en doğrucu kararlar, öğleden sonra veriliyor. ne sabahın özleyişleri, ne gecenin bekleyişleri vardır güneşin en dik olduğu vakitlerde. tam ortada bir an, tam ortada bir duygu hali… geceye en uzak zaman dilimi olmasındandır her halde.
-
sabahla gecenin bir birine zıt olduğu düşünülür. ki yanılıyorlar. bu iki vakit dostturlar birbirlerine. ardışıktırlar, bir birlerinin günahlarını örterler. 
güvenmeyin bu iki yüzlü zaman dilimine. "acılar gece çözülür" ne de olsa...
-
velhasıl kelam, gece zor. geceleri zor. gece olmak da zor. .

"ah kardeşler gönlümün yükünü kaldıramıyorum" diyor ya, zarifoğlu. o da bizim gibi geceye yenik düşenlerden... ruhu şad ola... 

alın dinleyin: http://www.youtube.com/watch?v=B5YaURcfU5E

erdi demir - 00:10


0 Yorum:

Yorum Gönder

yorum yaparak içeriğe katkıda bulunabilirsiniz.

"ah kardeşler gönlümün yükünü kaldıramıyorum"