Mim Mesle Madar (Anne Gibi) - Rasool Mollagholi Poor

 
İran - 2006   

"Mim... Ay gibi.
Mim... Meryem gibi.
Mim... Anne gibi."
*
2006 yılında İran'da vizyona giren film, Rasool Mollagholi Poor imzası taşıyor. Ayrıca izlediğim en güzel dram filmlerinden de biri. Ülkemizde de seçili insanlarca çok beğenilmiş. İçinde birçok sosyal mesajda bulundurmasının yanı sıra, sanata tutunan yüreklere de dokunuyor. Aslında pek fazla söze gerek yok. Bu yüzden hemen hikayeyi biraz anlatmak istiyorum size.

İran ve Irak savaşlarında, kimyasal gaza maruz kalan keman virtüözü Sepide; karnındaki çocuğunun bu sebeple sakat olacağını öğrenir. Fakat büyük bir aşkla bağlı olduğu eşi, bu çocuğu istemez. Ama eşini çok sevdiğinden, bu çocuktan kurtulmak ister. Onu evde koşturmak, ağır iğnelerle kusturmak gibi yöntemler denerler. Bunun olduğu sahneler, kalpleri çiziyor. Ama çocuk, hayata tutunur. Aşkı ve çocuğu arasında seçim yapmak zorunda kalan Sepide, eşinden ayrılır. Çocuğu Said'i doğurur. Onunla kurduğu bağ, kemanla da perçinlenir. Zihinsel ve bedensel birçok engelli çocukla bir orkestra kurar. Said'in babasızlığını, sevgisiyle ve pamuk yüreğiyle azaltmaya çalışır. Ama bu sırada kendisi de çok yıpranır. Hem eşine duyduğu özlem, aşk; hemde oğlunun babasına özlemi onu yorar. Annesinin ölümü ve yoğun iş temposuyla da, hastalanır. Yıllar sonra geri dönen eşi ise, hala aynı şeyi söylemektedir: "Seni seviyorum Sepide, onu bir bakım evine bırakalım. Gel benimle..."

Geri kalanını bırakıyorum, filmi izleyerek öğrenin. Beğeneceğinize eminim. Birde fikir oluşması açısından beğendiğim bazı replikleri ve sahneleri sizinle paylaşayım:

  • Gel... Uzun zamandır aynı tabaktan yemek yemedik sevgilim.
  • Ben karnımda onun kalp atışlarını hissediyorum.
  • Oğlum... Vazgeç bu hayattan!
  • Vay, Fatima-i Zehra! Ya Resulullah!
  • Aşkının kalbimde ölmesini diliyorum.
  • Ah! Büyükbabanın sesini nasıl da özlemişim.
  • Hz. İsa aleyhisselam babasını özlemiyor muydu? -Babanı mı özledin Said?
  • Neden mavi giymiyorsun büyükanne? -Benden geçti artık. -Mavi sana çok yakışır.
  • Eşinin Sepide'yi yeşil elbiseyle gördüğü sahne.
  • Sepide'nin eşiyle konuştuktan sonra, ahizeyi öpmesi.
  • Said'in ağlayarak keman çalması.
  • Umudun dolduğu bütün sahneler.
  • Yıllar sonra ilk kez eşinin sesini duyduğunda ve onu gördüğünde Sepide'nin olduğu sahneler, çok kalp yıkıcıydı.
  • Sepide'nin rüyası, Allah'ın Sevgilisi'ne seslenmesi.
  • Ve tabii ki orkestranın şarkı söylediği sahne.

Sepide karakterini canlandıran oyuncunun, yeteneği gerçekten çok dikkat çekiciydi. Saddam Hüseyin gibilerine neler olacağına dair mesajlar vermesini ayrıca sevdim. Zaten Sepide ve eşinin bulunduğu sahneler hep çok duygulu. Müzikleri zaten başlı başına bir konuşma konusu olabilir. İran Sineması'nın bizim insanlarımızca daha yeni keşfediliyor olması üzücü ama en azından umut veriyor. Ben takdir ediyorum. Özellikle bazı yönetmen ve senaristler, bizlere de örnek olacak cinsten. Vel hasılı kelam... İzleyin, izlettirin diyorum. Bu filme puanım: 10/10 !

Ve ve o muhteşem orkestranın, muhteşem şarkısı, buyurun. Şarkı sözlerine dikkat:

                               

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yorum yaparak içeriğe katkıda bulunabilirsiniz.