nasreddin hoca yoğun bakımda



anonim türlerimizden olan fıkralar; günümüze, dilden dile, yöreden yöreye dolaşarak, büyük bir titizlikle gelmiştir. her şeyiyle toplumumuzun ruhunu taşıyan, anadolu kokan bir türdür; 
*
fıkralar; düşünebileceğimiz, sorgulayabileceğimiz kendimizce kıssadan hisseler çıkarabileceğımız bir düşünce yapısı ortaya koyuyor. 
-idi- 

sonrasında: 
halk edebiyatımızın gurur kaynağı fıkralar, evrilerek amerikanvari, sanatsız, ruhsuz, anlık cümle kalıplarına bıraktı yerini. salt ironik, argo unsurlar içeren bu nobran cümle yapıları, tamamen kurulduğu anın içine hapsolmuş durumda. daha çok kısa süreli belleğin kullanıldığı bu yapılar, insan zihnini tembelliğe itiyor. sonrasında ise beyin; sorgulamadan, anlamlandırmadan, gülme eğilimi gösteriyor. ve asıl tehlike burada başlıyor.