Semerkant - Amin Maalouf


Amin Maalouf, 1949 yılında Lübnan’da doğdu. Ekonomi ve Toplumbilimi üzerine ihtisas yaptı. Sonraki yıllarda kendi alanının dışında bir mesleğe yöneldi ve çeşitli yayım kuruluşlarında gazetecilik vazifesine başladı.
Şark kültürünü, edebiyatını iyi bilen yazarımız, tarih bilgisinden hareketle yazım çalışmalarına devam etmektedir. Halen Paris’te yaşamaktadır. Hayatına dair detaylı bilgi için tıklayınız.

Eserleri:
Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri, Afrikalı Leo, Semerkant, Işık Bahçeleri, Beatrice’ten Sonra Birinci Yüzyıl, Tanios Kayası, Doğunun Limanları, Ölümcül Kimlikler, Yüzüncü Ad ‘Baldassare’nin Yolculuğu’, Yolların Başlangıcı, Çivisi Çıkmış Dünya.
***
Semerkant, 4 ana bölüme ayrılıyor; bu ana bölümler ise kendi içerisinde parçalara ayrılıyor.
Biçimsel açıdan baktığımızda; bölümlere ayrılmış olması, hem beyni yormuyor, hem zaman kullanımını belli bir periyota oturtabilme imkanı sağlıyor.

Üslübu oldukça yumuşak. Bu noktada çevirmen Ali Berktay’ın, kitaba harcadığı emeğe değinmemek vefasızlık olur. Kitabın dokusunu bozmadan dilimize kazandırmış. O kadar bizden metinler ki; Ali Berktay’ın adının, Amin Maalouf’tan küçük yazılmasına içerleyebiliyorum.
*
Semerkant, 318 sayfadan oluşuyor. Ömer Hayyam, Cihannüma, Hasan Sabbah, Nizamülmülk, Şah, Şirin, Cemaleddin, Fazıl vb. kimi kahramanlar, Semerkant, Tebriz, Paris, İstanbul başta olmak üzere bir çok önemli şehirde hikayenin parçası oluyor. Ömer Hayyam’ın, el yazması Rubaiyat kitabının etrafında; bir çok hayat, olay, mesele ele alınıyor. Yer yer tarih, yer yer din. Folklör, siyaset, sosyoloji gibi alanlara da uğramasıyla çok yönlü bir eser.
Kuyumcu titizliğiyle işlenen olaylar, parıltılı ve doygun bir dille okuyucunun beğenisine sunuluyor.

Ve şimdi gezdir gözlerini Semerkant’ın üzerinde! Değil mi ki o yeryüzünün ecesi? Alıp tüm diğer kentlerin yazgı iplerini ellerine, çıkmamış mı hepsinin üstüne o mağrur?
// Edgar Allan Poe

Semerkant, Edgar’ın tasvirindeki gibi, yer yüzünün kraliçesi, Hayyam’ın şehri. Rubaiyat’ın şehri.
Bu denli önemli bir mevkide bulunan Semerkant şehri, kitabın da ismini de süslüyor.
-
Atlas Okyanusu’nun dibinde bir kitap yatıyor. Anlatacağım, işte onun hikâyesi” gibi bir açıklamayla başlayan kitap, Ömer Hayyam’ın yolculuğunu, bu yolculuktan doğan Rubaiyatı, etrafında dönen dünyayı, O dünyanın aktörlerini, Amerika, Rusya, İngiltere gibi dış güçlerin mücadele kavgasını anlatıyor. Ayrıca tarih ve siyaset, kitabın ana harcını oluşturuyor.

Semerkant'ta; İran’ın siyasi tarihi, kapsamlı bir biçimde ele alınıyor. Şah’ın düşürülmesi, meşrutiyet mücadelesi, dış güçlerin otorite, rant kavgası, Tebriz halkının fedakarlıkları ve Demokrasiye giden kanlı yolu, tüm gerçekliğiyle gözler önüne seriyor.

Tam bir aşk, tam bir tarihi roman.

Kültürel açıdan, insana kazanımlar sağlayan bir başucu kitabı. 1072’den, Titanic’in batımına(1912) kadar geçen 900 yıllık süreci, akılda hiçbir kuşkuya mahal vermeyecek akıcılıkta anlatıyor. Araya serpiştirilen detaylar, bazı noktalarda kitabın ana meselesiymiş gibi düşündürtüyor. Her yönüyle kendine kitleyen, ilgi isteyen edebi bir çalışma. Doğu edebiyatına, tarihe, siyasete, Asya’ya, Anadolu’ya, Pers diyarına ilgi duyan herkesin okuması gereken bir eser.  Ayrıca gerçek kitapseverlerin, kütüphanesinde mutlaka yer etmesi gereken bir çalışma.
*
Amin Malouf’un okuduğum ilk kitabı. Semerkant; kitabıyla başlayan yolculuğumuzda, Afrikalı Leo’nunda yer etmesini arzu ederek, iyi okumalar diliyoruz.

Alıntılar:

"Cherbourg, 10 Nisan 1912

Önümüzde göz alabildiğine Manş denizi uzanıyor, derya kuzuları sakin sakin gümüşleniyor. Yanımda Şirin. Valizimizde Semerkant Yazması. Etrafımızda ne olduğu  belirsiz bir kalabalık, çoğu Doğulu. " sf. 311

"…vicdanım, yeni doğmuş bir bebeğin soluğu kadar temiz" sf. 249

"…doğunun vaadedilmiş şafağı orada mı sökecekti." sf. 260

"...benim ailemde yaşlı kadınlar onun için dua ediyor, biliyor musun?" sf. 299

1 Yorum:

yorum yaparak içeriğe katkıda bulunabilirsiniz.