Yaşamak - Cahit Zarifoğlu


"ne çok acı var"
bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine" yaşamak - nazım hikmet
biliyorum, kolay değil yaşamak” orhan veli
yaşamak yer yüzünde, onunla karışmaktır.” ataol behramoğlu
"ben öyle bilirim ki yaşamak / berrak bir gökte çocuklar aşkına savaşmaktır." ismet özel
yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan” cahit sıtkı tarancı
küçük bir kitaptır yaşamak / elinde tutmaya yarar” cemal süreya

Gibi türlü bakışlar ve yorumlar mevcut. Ne kadar insan varsa bir o kadar daha bakış açısı sunmak mümkün. Hayatı bir şekilde tanımlıyoruz. Bu tanıma uygun yaşıyoruz. Ömür bitiyor. Sonrasında şunu geçiriyoruz içerimizden “gördüm ve anladım yaşamak macerasını” /yahya kemal 
Kendi dünyalarımızın içerisine sıkışmışız. “uyuşup kaldığımız izbe”den ayrılamıyoruz. Çünkü gerçek manâda, hakkıyla, layıkıyla “yaşamak”ı bilmiyoruz. Bilsek de, uygulama imkanı vermiyor şu hayat. 

"Bilmem ki kuşlar, bu hengamenin neresine uçar" Bu söz Cahit Zarifoğlu'na değil, Erdi Demir'e aittir. 

Biz de bilmiyoruz, bu hengame bize yaşam fırsatı vermiyor, nefes almak fırsatını vermiyor. Sadece yaşamak eylemini gerçekleştirmeye vakit tanıyor. Bu bahisten şuraya varmak istiyorum, Yedi güzel adam’dan(abiden) biri olan, kısacık ömrünü; edebiyata, hakka, adamlığa vakfetmiş ve bizler için fener mahiyeti taşıyan eserler bırakan zarif adamın “Yaşamak” adlı eserini inceleyeceğiz. Belki yaşam denen şu hülyâda nasıl bir noktada durabiliriz, hakkını vererek nasıl yaşayabiliriz. onu görmüş oluruz.
*
Yaşamak, Cahit Zarifoğlu’nun anı türündeki eseri. Zarifoğlu, gördüklerinden, biriktirdiklerinden, işittiklerinden ve en önemlisi yaşadıklarından hareketle kaleme almış Yaşamak’ı.
Yaşamak, tüm eserleri gibi Beyan Yayınları’ndan çıktı. 220 sayfa. Ankara, Sarıkamış, İstanbul, Biarritz, Milano, Calw, Ulm, Maraş, Dalaman, Bordeux, Diyarbakır, Voni gibi şehirlerden hatıratlarını aktarıyor Zarifoğlu. 

Zarifoğlu’nu tanıma adına en yetkin eserdir Yaşamak. Şiire, hayata ve kendisine bakışını, pürüzsüz ve sırlı bir dille aktarıyor. Ben okudum, beğendim. Ufak da olsa kitap ve Zarifoğlu hakkında bir intiba bırakabileceğini düşündüğüm, altını çizdiğim kısımları sizlerle paylaşmak istiyorum. 

ne çok acı var.” sarıkamış 1979, sf.5 
duyar gibi olurum ılık ve gülümseme dolu sesini, müslümanca selam verip selam alışını.” calw, 1967, sf.19 
anne mükemmel bir üleştiricidir. ve kendine daima en küçük lokmayı ayırmıştır.”, “annem yeni ölmüş gibi ağlamak istiyorum.” sarıkamış 1947, sf. 24 
“seni duymamak için kulaklarımı tıkadım. senin beyninin içinde kelimelerimiz, dehşetle bakıyorum. sana geçenlerde, oğlum bana: “öğretmenim, bizlerin maymundan türediğini söyledi.” dediği zaman baktığım gibi. yıkıl şimdi. “ sarıkamış 1947, sf.32 
insanlar, yorgun insanlar, büyümeyin büyümeyin” ulm 1967, sf.40 
çeşmeden en başta akan suyun bulanık kısmına benzetti.” - “necip fazıl’ı onbeş-yirmi dakika dinleyen biri kendi dünyasının ne kadar küçük, değersiz olduğunu derin derin anlar.” ankara 1976, sf.43-44 
ah kardeşler gönlümün yükünü kaldıramıyorum” – “yazık böyle mi olmalıydı günlerimiz” – “kişi mahallesindeki caminin cemaatından olmalı.” dalaman 1971, sf.60 
gelirken bir savaşçı gibi gelmiştim. dönerken bir yenik değildim, küçük bir filozof olmuştum.” ankara 1970, sf.64 
şimdi kıldığın namazları yeniden kılmak istiyorsun. çünkü zannın güzelleşmiş ve büyümüştür.” biarritz 1972, sf.65 
efendi bana pek bakmadan ve ilgisizce pat diye benim kimselere söylemediğim kalbimin gizli sırrını söyleyiverdi: baban hakkında kötü düşünme. babaların hareketlerindeoğulların bilmediği hayırlar vardır.” ankara 1975, sf.84 
uçuşup duran, üstüste gelip birikmeyen şeyler var, içim dolu bunlarla. Biliyorum ki şiir bunlar. Ve şiirin kendisindeki huzursuzluk bu.” sarıkamış 1975, sf.98 
bense anahtarı yalnız bende bulunan bir odaya girer gibi okurum kendi şiirimi.” sarıkamış 1975, sf. 99 
ve görüyorum ki yeni idraklerim yeni perdelerdir. vardıkça hedefin uzaklığı büyüyor.” - “her secdenin ele geçmez bir fırsat olduğunu anlıyor…” sarıkamış 1974, sf.101 
sezai karakoç’un şiirine duyulan hatırı sayılır ilginin nedeni, sistemli şekilde reddedilen, unutturulmaya çalışılan ecdat mirasına duyduğumuz özlemdir.” ankara 1977, sf.136 
biliyor musunuz müzik için fazla şansım olmadı. klasik müzik başlar başlamaz kapatılan radyoların yanında büyüdüm." maraş 1968, sf.145 

Daha bir çok altını çizdiğim cümle mevcut. Ancak bazı kısımlarını paylaşmaya kıyamıyorum. Sosyal ağlarda, amaçsızca, rastgele dolaşmasına gönlüm el vermiyor. Bu yazıyı hazırlarken, kitabı bir kere daha okuma isteği uyandı. Her seferinde yeni detaylar yakalıyor insan. Daha önceden "Yedi Güzel Adam"ı işlemiştik. Cahit Zarifoğlu’nu daha az tanıyorduk o zamanlar. Bu sitedeki ikinci kitabı ve size güzel bir haber vereyim; bir diğer şiir kitabı “İşaret Çocukları” yakın zamanda sitemizde olacak. 
Takipte kalın.


erdi demir - 16:57


0 Yorum:

Yorum Gönder

yorum yaparak içeriğe katkıda bulunabilirsiniz.

Yaşamak - Cahit Zarifoğlu