bir çocuğun eskimiş düşüyle


aynalar uzaktan kördür
ve kum saatleri
biraz daha ölüdür zamanın koynunda.
korku kimsecikler yokken
salınır en şuh edasıyla giz’lerde.
fısıltı kum taneciklerini heceler gecelere
çığlık çığlığa çağlar çığ misali hüzünler
ve doruklarında vaha sessizliği piramitlerin

-mutluluk
büyülü dağın rüzgarına
kendini bırakabilmek mi?
yoksa uzaklardan gelen
tılsımlı bir melodiye aşina olabilmek mi?-

eh, yollar göründüyse
gece bile olsa gitmek gerek.
bu diyar-ı masiva’da
yalın ayak derviş olup gezmek gerek.
bazen gözyaşlarıyla şiirler yazmak gerek çöllere.
yıldızları bir bir toplayıp satmak gerek
gündoğumunda güneşe

bu yolculuğun sonu yok
ne zaman inceldik o zaman koptuk işte
ellerin açık olmasa da
bir dua oku içinden geçmişine
baksana güneş yine doğuyor çöllere
ve zaman hırsızıdır kum saati,
ömrümüzden çalıp, akıp gidiyor.

| osman karayiğit

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yorum yaparak içeriğe katkıda bulunabilirsiniz.