Kemança: İmamyar Hasanov


Değerli arkadaşım ve kültürelf'in de editörü Erdi Demir'in güzel bir tespiti vardı, onunla başlamak istiyorum:

"azeri müziği, iran sineması, türk hikayesi"

Burda İran sinemasından çıkan filmleri gerek ben, gerek diğer arkadaşlarım en iyi şekilde tanıtmaya ve takip etmeye çalışıyoruz. Türk hikayesi zaten bizim. Bu yazımda ise Azeri müziğinin dünyaca ünlü ismi İmamyar Hasanov'la karşınızdayım. Ve alkışlar, alkışlar.

Karşımızda 1975 Bakü doğumlu Azeri müzisyenimiz İmamyar var. Efendim isminin ayrıca çok hoş ve değişik olduğunu fakat kendisine ayrı bir yakıştığını belirterek tanımaya başlıyoruz kendisini. Hayranları da kendisi de onun kabak kemane değil, kemança çaldığını özellikle belirtiyor. E bizim başımız kel mi? Biz de hayranıyız, belirtelim dedik. Ne dersek diyelim; Türkiye'de kemane, Azerbaycan'da kemança, kimi yerlerde kemenche... Yine de bu aletlerin her tonu, her rengine aşinayız. 

İmamyar'ın ülkemizce Anna RF kadar tanınmaması, Azeri de olduğunu düşününce gerçekten üzücü. Sonuçta gönül bağımız çok. Onların müziği bizim gönlümüzde ayrı. Tanınması ve tanıtılması, ülke insanımızın kulak pası açısından büyük önem arz ediyor, söyleyeyim. 

Tarafımdan dinlenip haddinden fazla sevilen ve dinlenilen eserleri şunlar:

Ay Işığında
Lachin
Dilberim
Getme Getme
Darikhma

Ah dostlar, ne olacak bizim bu efkarımız? Ne mi olsun, yerinde dursun. Bize yakışan da gözü yerde, hüznü yüreğinde gezmektir belki. Kulağımızda kemanenin de sesi, değmeyin yaralarımıza. Heheyt.

Bu yolcu yine, yeni, yeniden bambaşka ses ve sözleri toplayıp hırkasının cebine, sizlerin karşısına geçecek. Kalbinize sahip çıkın emi? 

Haydi Allahaısmarladık :)

1 yorum:

  1. Bu kadar özel bir sanatçıya bu kadar güzel bir yazı yazılabilirdi. Teşekkürler...

    YanıtlaSil

yorum yaparak içeriğe katkıda bulunabilirsiniz.