Posta Kutusundaki Mızıka - Ali Ural




Kitabın Adı: Posta Kutusundaki Mızıka
Yazarı: A. Ali Ural
Yayınevi: Şule Yayınları
Sayfa sayısı: 191
Tür: Mektup 

Aslında kendi cümlelerimle incitmek istemezdim bu kitabın sayfalarını. Fakat duymamış, okumamış olanların şanssızlığını düşününce bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Daha önce şair-yazar Ali Ural'ın bir şiir kitabını okumuştum: Gizli Buzlanma... Gerçekten ondan da kalan büyük bir iz taşırım kaburgalarımda fakat çok değerli bir insanın hediye etmesiyle okuma fırsatı bulduğum bu kitap ayrı. Daha ayrı. 

Millet olarak zerafetin hakim olduğu Osmanlı torunları olduğumuzun bilincindeyiz, bununla gurur duyarız, amennâ. Akabinde onların bize emanetlerini korumayı, devam ettirmeyi ne kadar becerebiliyoruz? Hazır Ramazan'ın rahmeti de üzerimizdeyken bahsetmenin en kıymetli olacağı şeylerin başında sadaka taşları, askıdaki ekmekler, gece yoksulların kapısında biten rahmetler, başı sürekli önünde "ben Resulullah'ın ahlakıyım" diyen gençler ve nihayet; aşkı, özlemi, dostluğu, devlet meselelerini, ölüm fermanlarını taşıyan mektuplar.
Evet mektuplar... Padişahlarımız zaferleri, duruşları, karakterleri bir yana; şiirleri ve mektuplarıyla da ünlüdür. Kastettiğim şey yalnızca Kanuni'nin Hürrem Sultan'dan uzak kaldığında yazdıkları değil (malum sebepten yapıyorum bu açıklamayı). Tabii ki de aşk en güzel bahanesidir her şeyin, fakat dostlukların da postacı kuşları sevindirdiği aşikar. Yani kitabın bu kültürü yaşatıcı da bir yönü var. Bu kitap mürekkebe bulaşmış, bu kitap saman kağıtları kokuyor, bu kitap divit uçlu yazılmış, bu kitap bana (bize) yazılmış... Okumamak ayıp olmaz mı? 

Henüz ilk sayfaları okuduğunuzda dahi anlayabileceğiniz gibi, mektup sahibinin süreklilik taşıyan hitabı: Sevgili Dost.

Bir dünya konuyu, birden fazla mektuplarda içselleştiriyor Ural. Örneğin bir mektubunda Goethe'nin bir sözünden yola çıkarak mektubun muhatabına sorular soruyor. Cevabını alamayacağımız soruları sormak, en azından düşünmeye iter ve böyle bir amaç güdüldüğünü de düşünüyorum kitapta. Fakat bazen cidden cevapsız sorular soruyor. Mesela: 

Sevgili Dost,
İnsan bir bakışta ne görebilir?

Kitaptaki bir dolu güzel şeyden bazıları şöyle: mevsimleri konuşturması, kendi iç hesabına mektubun muhattabını da dahil etmesi, hep "gerçekten" ve hayallerinden bahsetmesi, verdiği öğütler, yaptığı tespitler, hem güncel hem de eskimişliği koruması, sadece bir şeyi değil herşeyi konuşması.......... (o kadar çok ki üç nokta yetmezdi)

Bulduğum tek hafiften rahatsız edici tarafı, mektupların bazıları çok didaktik. Haddinden biraz fazla. Mektubun o rahatlatan özelliğini biraz kemirebiliyor bu durum. Alıntılara da bu bölümde fazla yer veriliyor. Mektuplarda daha çok kendi hayatımızdan, yüreğimizden alıntılar olur çünkü. Tabi Ural kendi hayatından bahsetsin demiyorum, yeterince açmış yüreğini zaten. Fakat o kadar kusur, Retrica'da bile bulunur. Şaka şaka :)

Kitaptan bir bölüm:

"Sevgili dost,
Sen dondurmayı kışın sat paltosuna bürünmüş adamlara. Yazın ateş yak, ısın. Ağlat palyaçoları.

Sevgili Dost,
Kurbanlık koyunlar gibi seçilmeyi bekleme. Kınaya kanma; ölüm işaretidir.

Sevgili Dost,
Yaşlandığında Eyüp Sultan olmak istersen, gençliğinde aşık ol İstanbul'a.

Sevgili Dost,
Hala düğünlerde oynuyorsun.

Sevgili Dost,
Yarışmada "yardım edin lütfen" diyorsun hala.

Sevgili Dost,
Ne zaman televizyonun düğmesini kapatacaksın?

Sevgili Dost,
Ne zaman açacaksın 'Kitab'ı?

Sevgili Dost,
Bu ne dalgınlık?

Sevgili Dost,
Aşık mısın?

Sevgili Dost,
İstanbul'a?"

sayfa 126-127

Benim Ali Ural'dan eksiğim çok ama size onun uslübuyla yazıp, bu yazıyı tamamlamamda bir sakınca yok. Yani inşallah:

Sevgili dostlar,
Severiz başkalarına yazılan mektupları okumayı. 
Ya bize yazılanları?
Ya bize kazınanları?
Ya alnımıza yazılmışları?

Sevgili dostlar,
Bu kitabı okuduktan sonra bir mektup yazar mısınız?

Sevgili dostlar,
Bırakın maili, smsi.

Sevgili dostlar,
Yüreciklerinize iyi bakın. Onlara ihtiyacınız olacak. 

editör'ün notu: rahime'nin özellikle son sözlerine katılmamak mümkün mü? :)

2 Yorum:

  1. Ali Ural'ın gazete yazılarını severek takip ediyordum. Uzun zamandır okumadım. Sadece bir kitabını okudum, ne okumuştum diye düşünüp duruyorum :( Fuar kapanmadan alsam iyi olur.

    YanıtlaSil
  2. kesinlikle alıp okuyun. mektuplar güzeldir, çok güzel.

    YanıtlaSil

yorum yaparak içeriğe katkıda bulunabilirsiniz.