kaderli bekleyiş


görsel: © md. kamrul hasan

"beklemek o mahzun dağların bağrında kaynayan sinsi bir volkan"

beklemek insanoğlunun zaman kavramanın çarkına çomak sokamamasının bir azabıdır. derim, oysa şöyle düşünürüm, “beklemek” ilahi bir imtihan mekanizmasıdır. insan evladının şu dünya dediğimiz, world dediğimiz, kainat dediğimiz mekanda karnını ağrıtan, dizlerini titreten, uykularını kaçıran kimi zaman sonu mutlu, çoğu defa sonu hüzünlü, esasında da hangi sonuç çıkarsa çıksın “kader” denen olgunun koşulsuz bir unsurudur. ve bu unsur aslında hayatın ta kendisidir. beklemek aslında, yaşamaktır. 

farz-ı muhal: "insan evladı, babasının üreme mevzusuna iştirakini bekler. 9 ay dünya deden mekana gelebilmeyi bekler. gelir. konuşmayı bekler. gelir. koşmayı bekler. sonra havva’sını bekler. bulur düğün gününü bekler. evlenir çocuk bekler. çocuk doğar, büyümesini bekler, ölümü bekler. kıyamet gününü bekler. kıyamet gelir hesap gününü bekler. hesaba çekilir, sonucu bekler." böyle uzayıp gider.. 

ezcümle zordur beklemek. 
hayatta zordur... ama elden ne gelir.

şuna inandığımızdandır belki de: beklemek kederden değil, kader'dendir. 



erdi demir - 00:37


0 Yorum:

Yorum Gönder

yorum yaparak içeriğe katkıda bulunabilirsiniz.

kaderli bekleyiş