Feryad-ı Kemane: Cafer Nazlıbaş


Öhööm öhööm sevgili kültürelf takipçileri!

Biliyorum, biliyorum ihmal ettim. Hatta ekip olarak ihmal ettik. Fakat hepimiz ayrı ayrı sınavlar derdindeyiz. Siz anlarsınız. Ben kendimi affettirmek niyetindeyim.

Size müzik kategorimize güç katan çok kıymetli bir ismi tanıtmıştım hatırlarsanız: Mark Eliyahu. 
Yazının sonunda ahlar vahlar edip ülkemizde kemanenin neden böyle bir temsilcisi yok demiştim. Demez olaydım. Çünkü karşımızda geçenlerde 27 yaşına girmiş ve hiç fena sayılmayacak hayran kitlesine sahip bir adam var: Cafer Nazlıbaş.

Efendim kendileri Eskişehir'de doğmuş, büyümüş, okumuş. Lise yıllarından bu yana birçok televizyon kanalında, birçok sanatçıyla ve grupla çalışmış. Hatta dünya çapında ünlü sanatçılarla da çalma fırsatı bulmuş. Gerek Avrupa gerekse dünyanın çeşitli yerlerinde turnelere katılmış.

Bütün bunların ötesinde, Türk müziğine 2013'ün son günlerinde hediye ettiği ve "Feryad-ı Kemane" ismini verdiği albümüyle müziğini gözler önüne seriverdi. Albümdeki eserler şöyle:

1- Sızı
2- Tükeneceğiz
3- Haydar Haydar
4- Keyif (Göksel Baktagir ile)
5- Çakal
6- Esen Yeller (İsmail Tunçbilek ile)
7- Hasret (Hüsnü Şenlendirici ile)
8- Domdom Kurşunu
9- Dert Makamı
10- Kula da Sevdiğim (İsmail Altunsaray ile)
11- Haydar Haydar (Mercan Dede Remix)

Nazlıbaş'ın çaldıkları bunlarla sınırlı değil, daha onlarca düet ve şarkıyla da bizleri selamlıyor. Kendisini Youtube, Twitter gibi sosyal medya hesaplarından ve sitesi www.cafernazlibas.com 'dan takip edip o ve eserleri hakkında bilgi edinebilir, yeni çalışmalarından haberdar olabilirsiniz.

Evet, bu sanatçıyı uzun bir zamandır takip ediyorum. Evet, onu ifşa etmek gerçekten istemiyordum. Evet, albüm dışındaki çalışmaları da çok güzel. Mesela kendi sesini de duyduğumuz ve bir Azeri türküsünü seslendirdiği "Men Unutabilmirem"i çok ayrı seviyorum. Bir Ayrılık Bir Yoksulluk, Bir Ölüm, Kolay Olmayacak daha neler neler. Bilhassa Hüsnü Şenlendirici'yle garip bir uyum yakalamışlar. Alkışlar, alkışlar...

Hakkında birkaç yerden topladığım yorumlar da şöyle:

  • Senin bizimle alıp veremediğin ne Cafer Nazlıbaş, öldürdün bizi.
  • Ciğerimi dağladın ciğerimi.
  • Üstadım her zaman muhteşem yapmak zorunda mısın bu gönül işini, senin yüzünden hep bir hüzün var içimizde beni çok aşırı etkiliyorsun müziğinle...
  • Sen ne yaptın böyle...
  • Kemanenin teline, senin yüreğine kurban.
  • Abi, bu nedir Allah aşkına?
Ölüp dirilen, ayılıp bayılan, sanatçının kendisine bile sarkan, sevdiğini bu adam yüzünden unutamayan, yarasına erik muamelesi yapıp tuzlayıp yüreğini yiyen falan var. Olumsuz bir yorum var mı diye çok baktım ama inanın bana çok yere baktım yok. Ne büyük bir şeref bir sanatçı ve sanatı için. Hak ediyor mu? Sonuna kadar. Bir bakın derim.


Bence siz bu yazıyı okumayı artık bırakın ve gidin bir dinleyin şu adamı. Kemanesinin size diyecekleri var. Duymayı bilirseniz, her sesin bir hikayesi var. 

Bu hikaye de benden size gelsin: Cafer Nazlıbaş-Unutamadım

Rahime Kasım - 22:17


0 Yorum:

Yorum Gönder

yorum yaparak içeriğe katkıda bulunabilirsiniz.

Feryad-ı Kemane: Cafer Nazlıbaş