Aşk Şiirleri Antolojisi - Haydar Ergülen


"İdil'ime, Nar'ıma
ve birbirlerine kavuşan
Mısır'ıma, Kiraz'ıma"

Pek kimselere benzemeyen Haydar Ergülen'in diğerlerine pek benzemeyen bir şiir kitabı: Aşk Şiirleri Antolojisi.

Üstte alıntı yaptığım kısım, eleştiri yazılarında pek alışık olmadığımız kitabın ithaf kısmı. Kitabı tanımak için bilhassa görmenizi istedim. Çünkü kitap, rengiyle de anlaşılabileceği gibi bu temeller üzerine kurulu. 

Eski ve yeni aşk şiirlerinin bir derlemesi olan kitaptaki her harf ithaftaki isimlerin izlerini taşıyor. Bu da şairin aşk ve şiir anlayışı hakkında önemi küçümsenmeyecek ipuçları veriyor. Örneğin karşımıza çıkan ilk şiir "Nişanlılar Müzesi", buyurun bir bakalım:

15. nişanlılık yıl dönümünde
nişanlım İdil'e.

Evlilik de iyi ama, fikrimce
en iyisi müzede korumak nişanlıları
orada beyaz bir sessizlik içinde
kırışmadan beklerler senelerce

Hem diyalektik olanı da bu gibi
evlilik dediğin nihayet bir netice
nişanlılıksa geçmişi, geleceği ve bugünüyle
tez, antitez ve sentezden mürekkep bir eğlence

Biz seninle biraz evliyiz biraz nişanlı
Nar da evliliğimizin değil de sanki
nişanlılığımızın meyvesi gibi
iki nişanlının mahcubiyetinin kırmızılığı

Bu şiirde bütün sözcükler beyaz
evlilik, diyalektik, tez, antitez, sentez
Nar ve kırmızı sözcükleri bile,
nişanlılık beyaz sözcüklerden bir müze

Orada anılar hala ilk günkü kadar taze
çiçekler hiç koparılmamış gibi uykusundan
ve nişanlılar hiç evlenmemiş gibi
pıryürek, pürdikkat, pekrikkatliler birbirlerine

27 Temmuz 2011
Nişanlınız

Bazen gayet uzun, bazen fazlaca kısa mısralara baktığımızda bazen çok anlaşılır, bazen kırk yıl düşünsek anlayamayız izlenimi oluşturacak anlamlarla karşılaşıyoruz. Zıtlıklardan harmanladığı sözcüklerle onlara değişik fiiller giydirerek gayet başarılı varyasyonlar yapabildiğini de gözler önüne seriyor. Aşk gibi istediği kadar şiirlere konu olursa olsun eskimeyecek bir şeyi kitapta durmaktan usandıran şairlerin aksine Ergülen, aşkı aylar bahanesiyle muhatabına yoruyor:

13.
İnsanın başına aşktan fazla ne gelebilir?
- Elbette Haziran!
İnsanın başına Haziran'dan fazla ne gelebilir?
- Elbette Nar!

Nar, şairin kızı olması hasebiyle şairin aşk şiirlerinde hatta bazen sadece Doğu'dan bahsettiği gayet mistik şiirlerinde bile en dikkat çeken unsur. Kitabın kapağının rengi sırrını böylelikle açık ediyor. 
Nar gibi İdil, güz, cumartesi, Doğu, Mısır, kırmızı, kiraz gibi şiirinin merkezine koyduğu metaforlar dışında Amy Winehouse, Aşk yaz bir boşluk bırak gibi günümüze dokundurmalar yapan yeni soluklu simgeler kullanıyor. 

Sezai Karakoç'tan yaptığı alıntı, Selim İleri'nin Cumartesi Yalnızlığı'na yaptığı göndermeler, Ece Ayhan'ı Ece Baba diye anması ve buna benzer birçok örnekle telmihi ve anılarını anlatıyor. Dışardan bakınca dahi hemen kendisinin yazdığı ayırt edilebilen şairler vardır. Zannımca Haydar Ergülen bunlardan biri değil. Hep uzun şiirler ya da hep kısa kısa dizeler görmüyoruz. Bu da konuda zengin bir yelpazesinin olması olumlu bir özellik, tıpkı şiirinin ailesinden okunmasının olduğu gibi.

Kitap yarısına kadar herhangi bir bölüme ayrılmamış fakat 136. sayfadan sonra "Yıllanmış Şiirler", 171. sayfadan itibaren "Aşk yaz, bir boşluk bırak", 203. sayfada "Aşkın 'yüz'ü" ile bölümlere ayrılıyor.
Yıllanmış Şiirler'de 1980-2000 yıllarında yazdığı şiirler bulunmakta yani yıllanmak ordan geliyor. 
Aşk yaz, bir boşluk bırak  kısmında dört konuşma bulunuyor:

Birinci konuşma: Boşluk, Aşkın Kendisi
İkinci konuşma: Aşktan Uçtuğumda
Üçüncü konuşma: Aşk Bir Ortaçağ Karanlığıdır!
Dördüncü konuşma: Aşk Kadar!

Son bölüm Aşkın 'yüz'ü ise 100 küçük (!) mısra/larda da aşkı tarif ediyor, aşka sesleniyor:
5
Aşktandır marifetim, kalbim beni utandırma!

6
Bende kime baktığını bilmediğim kız
herkes güzel gözlü olduğunu söylüyor

77
Aşk şehidi diyorlar Hallac-ı Mansur için
İmam Hüseyin  de aşk şehidi öyleyse, Kerbela da  şiir
hem Kerbela da suyun kül hali değil midir?

66
Aşka söz geçiremedim
şiire olsun sözüm geçseydi

100
1 İdil'den
1000 Nar
benim 1001
aşkım var!
***
Kitap böyle bitiyor. Bazen "kimsem yok/gidenim çok", "Öyle çok sevsin ki beni/sen gittikten sonra da/yetsin bana" gibilerine varan sıradana yakınlaşmaları da bulunmuyor değil. Ama ben Haydar Ağabeyi daha okuduğum ilk kitabında sevdim.
Meraklısı hayatına ve geçen yıl katıldığı TV programına ulaşabilir.

Yazımı bitirirken, sonunu sizin yazacağınız kitaptan bir şiirin son kısmını sizinle paylaşıyorum:
siz bende başka, başkasında ruh, ruhta pervane
siz bende nasip, nasipte heves, heveste arzu
siz bende aysar, aysarda esrik, esrikte göksel
siz bende şiir, şiirde Haziran, Haziranda aşk
siz bende ......,....,.......,.......
(şiiri dilediğiniz sözcüklerle sürdürebilirsiniz...)
sf.18 

Kendisine, kırmızıya, haziranlara ama en çok Nar'a ve nara, İdil'e ve doğa şiirine saygıyla, sevgiyle, daha çok ukdeyle...

1 Yorum:

yorum yaparak içeriğe katkıda bulunabilirsiniz.