Bülent Parlak - Ricakeş


Bülent Parlak
İstanbul'da yaşıyor.

Şairin kendi hakkında söyleyecek şeyi bu kadar. 
İzdiham Yayınları, İstanbul, Kasım 2014. Ricakeş 7 kelime. 71 sayfa. 
Kitapla ilgili rakamsal şeyler de bunlar.

* * *
Kitabı incelemeye arka kapaktan başlayalım:
yaratacak hiçbir şeyi kalmamış tanrıların
emekli bordrolarını tanzim ederek geçimini sağlayan ben
yani dünyayla çarpışan müttefiksiz
yani miting meydanlarında ropdöşambırla gezen
yıllardır uykusuz
sen beni attığın yerleri bilmedin, ben düştüğüm rakımları
nasılsın

Ağabey B nokta P, kitabında 2010-2014 yılları arasında yazdığı şiirlerini bize sunuyor. Sunmuyor da olabilir. Bizim ne dediğimiz umurunda olmayabilir. Şairdir bu, ne söyleyeceği ne yazacağı belli olmaz derler ya. Doğrusu kimse demedi ben dedim. Neyse...

Kitapta 20 şiir bulunmakta. İsimlerini duymanızı isterim:
Böyle Başlayan
Sabah Kalkınca İntihar Etmeyi Unutacak Kadar Dalgın
Anne Abartma Ölümü Arada Çık Gel
Tufanım Var İkizim Yok
Yüce Makarna
İthaf Edilecek Kimse Bulunamamış Bir Kitabın Ateşle Son Bulan Macerası
Trapezin Elleri
İtiraf Edilmesine Az Bir Zaman Kalmış Sır
Coğrafyanın Başımıza Açtığı Bela
Sen Varken Kapitalizm Neyin Nesiydi Bilmiyorum
Venezüela Hava Yolları
Bekliyorsa Eğer Gitmediğimiz İçindir
Karlofça
Vatan, Kapı Gıcırtısı
Ya Yanlış Sıkılıyor Canım Ya Canım Yanlış
Parlamento Tutanakları
Bankalara Borcu Olan Bir Gardiyanın Şaşkınlığı
İzmarit İçerek Büyüyen Çocuklar
Arjantin 1453
Evet, İskan

Şaşkınlığınızı üzerinizden attıysanız devam edelim. Kitap 10 lira. Yani ben 10 liraya aldım. Ben diyorum çünkü internetten indirimli alınabiliyormuş. Ankara'nın en ünlü ve en büyük kitap evlerinden Dost'a selam olsun. Oradan aldım. Şiir kitapları bölümünde arandım uzun bir süre, bulamayınca  görevliden yardım istedim. Kitaplıkların en köşede bir yerinden, şiire en yakın yerinden ayrıca, kitabı getirdi. Son bir tane kalmış, o da benim oldu. Be-nim. Mutluyum.
* * *
İroni, tezat, aşk, siyaset, arabesk, telmih, teşbih, robdöşambır, anne, parkinson, venezüela, kasap, vatan, ordu, çocuk, fakülte, arjantin, yetim vs vs. Ne isterseniz var, gelsenize. Daha önce kendimi bu kadar dağıttığım bir kitap yazısı daha yoktur galiba. Hepsi İzdiham Dergisi yüzünden. Bilmeyecek kadar ayıp edeniniz varsa önce izdiham.com'a bir göz atabilir. Kendisi aynı zamanda kitabın şairinin genel yayın yönetmeni olduğu dergidir/sitedir/kafedir.

Ben kitabı okuyup görmenizi daha ziyade isterim. Ama söylemeden geçemeyeceğim, şair isim konusunda gerçekten fantastik. Bu kelimeden emin değilim. Bilhassa "ricakeş" aklımıza İkinci Yeni şairlerinin türettiği ilginç kelimeler sözlüğünü getirmiyor değil. Hem kibar, hem kahırlı olması akabinde bir nisyanı sakladığının da zannımca bir işaretidir. Kitapta hiç nokta yok, soru işareti yok. Şiir isimleri slogan gibi. Bunlar kimine olumlu kimine olumsuz olarak aksedebilir. Ben derim ki sizin için seçtiğim şiire bir bakalım:

Anne Abartma Ölümü 
Arada Çık Gel 
ben mars'a gitmek istemiyorum
uyandırmayın olur mu 
yürüyen merdivenlere ilk kez binen köylüler
tedirgin olmasın ve basamakların tam ortasına
basmasınlar diye
ellerinden tutacağım
heyecan anne
heyecan
anlık da olsa hepimizi parkinson yapıyor

beni de çarmıha gerdiler ama kimse isa demiyor bana
gelmiyor elimden yaşamaktan başka bir şey
esmer tenli çocuklar,
uçaklara doğru işerken tarlaların tam ortasında
günün anlam ve önemini belirten küfrü
bir pilot anons ediyor
anne abartma ölümü, arada çık gel

açlıktan düşüp bayılmasa
evdeki pirincinin bittiğini bilemeyeceğimiz kadınlar
"lan oğlum" 
diye konuşarak daha samimi olduğunu sanan
yeni yetmeleri
reddediyor evlatlıktan
halbuki anne
cinayet
uzun uzun baktığımız kızın masasına gelen erkek
değil midir
sf.12-13

Bazen "yahu adam aklına geleni yazıyor" dedirtebilecek kıvama gelsek de şiiri nadir bulunan bir samimiyet taşıyor. 10 liraya çok iyi yerlerde 20, iyi yerlerde 10, kötü yerlerde 5, berbat yerlerde 3, Allah'ın denizinin kenarında diye 1-1,5 bardak çay içebilirdim. Yanına kurabiye bile koyarlardı ya da bayat çerez. Ama bu kitabı aldım. Değdi mi? Bence değdi, hem şiire hem de şu yarası belli olmayan yüreğime değdi.
Okuyun, bakın rica ediyorum.

Kitabın 27. sayfasındaki şiiri Haşmet Babaoğlu seslendirmiş, dinlemek isteyenler buyurabilir: Trapezin Elleri


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yorum yaparak içeriğe katkıda bulunabilirsiniz.