Mehmet Görmez'in Cenaze Marşı Eleştirisi


Bürokrasinin olduğu her noktada karşımıza çıkan bir meseledir, marş meselesi... Saygı duruşları, anmalar, askeri ritüeller.  Doğuyla, batının arasında kalmış; sentez olmaya zorlanan bir toplumun haliyle önemsediği bir mesele haline geliyor bu konu.  Ne tam doğuluyuz, ne de tam batılıyız. Özümüzden de uzaktayız. Genişçe ele alınabilecek bir konu. Bu haberde sadece bir simgeden bahsedeceğiz:

"Trakya Kur'an günleri ve Kur'an okuyucuları" adlı seminer için Edirne'ye gelen Mehmet Görmez, program öncesi, bir takım açıklamalarda bulundu.

“Doğrusu şehit ailelerinin bir talebi olduğu için ben kamuoyuyla paylaştım. Pek çok şehit ailesinin bana bizzat müracaatları ve yazdıkları mektuplarda ifadeleri, kendi evlatlarının peygamberlikten sonra en yüce makam olan şehitlik mertebesine ulaştıktan sonra camide cenaze namazı gibi güzel bir ibadetle birlikte tekbirle, dua ile, Kur-an’ı Kerim’le onları ahrete, ebedi hayata göndermenin çok daha doğru olduğu, bizim kültürümüzde olmayan, bize ait olmayan bir marş ile uğurlanmasını uygun bulmadıklarını bana ifade ettiler. Bende bunu kamuoyuyla paylaşmayı, yetkililerle paylaşmayı şehitlerimizin yüce hatırası için bir gereklilik duydum”

ayrıca :

"Bizim millet olarak şehitlere karşı en büyük görevimiz, onların uğruna canlarını verdikleri değerlerde birleşmek, bizi biz yapan, millet yapan yüce değerler etrafında birleşmektir. " diye de ekledi.

Medyamız ve insanımız sorgusuz sualsiz ikiye bölündü. Kimisi "laikliğin elden gidiyorrr, temel ilkelerinden taviz veriliyorrrrr, Osmanlılaşıyoruzzz" dedi. Kimisi de "Gavuru da kültürünü de istemezük" diye kestirip attı. 

Haberin kaynağı: http://www.iha.com.tr/haber-gormezden-cenaze-marsi-aciklamasi-552367/


Kaynak: İHA