İki Dirhem Bir Çekirdek - İskender Pala


Kitabın adı: İki Dirhem Bir Çekirdek
Yazarı: İskender Pala
Yayınevi: Kapı Yayınları
Yayınlanma tarihi: 2004

Sayfa Sayısı: 212
Tür: Deneme


İskender Pala, faaliyetleriyle klasik edebiyata büyük katkıları olan bir isim. Yazdığı sayısız makale, katıldığı sayısız söyleşi ve sempozyum; klasik edebiyatımıza harcadığı mesainin, en somut delilidir. Klasik edebiyat deyince, 13-19 yüzyılları arasında inkişaf eden "Divan Edebiyatı" akla geliyor. Ancak İskender Pala, Halkiyat alanında da hünerini göstermiş, hatta bu alanda kitap da çıkarabilmiştir. Bu yazının konusu, bir araştırma-inceleme yazısı olan "İki Dirhem Bir Çekirdek" kitabı ve bundan hasıl olan bazı mülahazalardır.

"İki Dirhem Bir Çekirdek" 211 adet deneme ve bunların incelemesinden oluşuyor. İncelemelerin kimisi somut bilgi ve belgelerle yapılırken, bir kısmı da zanlarla ele alınmış, günümüze kadar gelebilmiş yorumlamaları ele alıyor. 

Bu kitapta, söz varlığımızın en arı, en derinlikli türü olan "Deyim"ler ele alınıyor. Deyimlerin söz varlığımızdaki önemini uzun uzadıya anlatmak niyetinde değilim. Ancak bu türün, gözden kaçırılamayacak kıymette bir noktası da var ki değinmeden edemeyeceğim:

Deyimler, konuşma dilinde, bize hareket kabiliyeti kazandırabilmesi açısından önemlidir. Dilimizde her şeyi ifade edebilmeye yetecek türlü söz unsurları vardır. Ancak deyim dediğimiz bir tür var ki, Konuşmaya pragmatik bir imkan da sağlıyor.  Deyimlerin konuşmada sağladığı imkanın en bariz örneği, kişiye "ani" ve "kurtarıcı" bir çıkar sağlıyor olmasıdır. Misal, sözün tükendiği bir noktada, "Atı atın yanına bağlamışlar, ya huyundan, ya suyundan" deyip, konuşmanızı bir zaferle taçlandırabiliyorsunuz. Bu genel bir kabule çıktığı için, sohbete iştirak eden tüm kişiler, üzerine ilave edebilecek bir düşünce üretemiyorlar. Bu da sizi, adeta bir söz zaferinin odağına oturtuyor. O sebeple, "Sözün, özü" varsa; bu, bizim deyimler diye tanımladığımız kalıpsal söz-gruplarının vermiş olduğu imkandandır. İşte İskender Pala bu kitapla, 211 deyimle Türkçe'nin tüm hareket kabiliyetini bizlere sunuyor. 211 adet söz-grubunun ana anlamları ve ikincil plandaki yan anlamlarını da ele aldığımızda, on binlerce söz-mekanizmasının özeti niteliğindedir.

Başka bir bahis de, deyimler kadar kıymetli, "atasözleri"yle ilgili. Ben arkadaş ortamlarında sık sık dillendiririm. Atasözlerimiz, asırlardır "yaşam sanatları"nın klavuzluğunu yapmıştır. Bizlere türlü düsturlar öğretmiştir.  Atasözleri, insanlığı öyle gerçekçi tanımlamış söz dizeleri ki; ne ırksal, ne dinsel ne de herhangi bir görüş nazarında bir kırıklık içermiyor. Hatta bir evrensellik ölçütü. Sebebi ise, büyük oranda insanoğlunun fıtratını ele alması ve hareket noktasının başlangıcıyla, sonucunu net bir biçimde ortaya koymasıdır.

Bence kadim Anadolu'muzun, esas anayası "Atasözleri"mizdir. İnsan yapımı hiçbir anayasanın, toplumsal sözleşmenin bu kadar bağlayıcılığı yoktur. Söz birliği oluşturması açısından, insan-üstü bir algı ortaya koyan atasözleri, görünmez bir toplum-sözleşmesidir. Kurandan sonra, yeryüzünün en alâ anayasasıdır. Tüm toplum da atasözlerinin bağlayıcılığında mutabıktır.  

"El elin eşeğini türkü çığıra çığıra ararmış" Mutabık kalmamak mümkün mü? Peki bize böyle yol yordam gösterebilen, tek bir insan yapıtı var mı? Yok. En sahici, en bağlayıcı anayasa "Atasözleri Sözlüğü" dür. Bu sözlükle ülke yönetirsiniz, toplum yönetirsiniz. Güçlüdür, öngörücü bir tarzı vardır ve genel-geçer sonuçları her daim tahmin eder. "Ayağını yorganına göre uzat" der. Üzerine bir ilaveye gerek duymaz. 

Velhasıl böyle önemsediğim bir bahse dair, bir çalışma görünce heyecanlanıyorum. Geç olmasına rağmen "İki Dirhem Bir Çekirdek"i okuyabildiğim ve istifade edebildiğim için mutluyum. Bir bölümü aynen paylaşmak istiyorum. Tebessüm ettirici bir hikayesi var.

Diş Bilemek  
Bir hadis-i şerifte, "Eğer ümmetime ağır gelmeyeceğinden korkmasaydım, her namazda onlara misvak kullanmayı emrederdim" buyrulmuştur. Diş sağlığının ne derece önemli olduğunu her fırsatta ilân eden modern tıbba örnek olacak bu düsturu atalarımız, o derece titizlikle uygulamışlardır ki misvak, onların hayat prensiplerinden biri olmuş, en zor şartlarda dahi unutulmamış, ihmal edilmemiştir.
Rivayete göre, sabah vakti Müslüman orduların karargâhını uzaktan keşfe çıkan bir Haçlı müfrezesi, onların sabah lacasında dereye indiklerini, ellerindeki ağaç parçalarını dişlerine aşağı yukarı sürdüklerini, sonra su ile ellerini, yüzlerini, ayaklarını yıkayıp gittiklerini görüp bunun ne olduğunu anlayamayınca bir nevi harbe hazırlık seremonisi yaptıklarına kendilerini inandırırlar. Gelip ordu içinde bunu dillendirdiklerinde, ortalık birbirine girer ve şu yolda cümleler yüksek sesle söylenmeye başlar:
— Müslümanlar, yine bilmediğimiz bir harp hilesi yapıyorlar anlaşılan. Hem bu sefer dişlerini de bileyerek bizi parçalamak niyetindeler. Başınızı kurtarın!
Zavallı Haçlı askerinin giysisi gibi kalbi de kararmış olmalı ki diş temizliği gibi bir medeniyet emaresini, kendi içinde bulunduğu vahşetle tevile kalkıyor ve zihninde mağlubiyeti kabul ediveriyor. Gerçekten de sabah namazından sonra atlarına binip düşman üzerine süren gaziler, karargâhı yerinde bulurlarsa da ordudan bir eser bulamazlar. Çadırlardan birinde yakaladıkları yaralı bir Haçlı askeri, tir tir titreyerek onlara şöyle der:
— Keşfe çıkan askerler, sizin diş bilediğinizi görmüşler. Bu haberi duyunca hiç kimse sizinle savaşmak istemedi ve benim gibi yaralıları da bırakıp çekildiler.
Husumetleri anlatmak için kullandığımız bir deyimimizdir, "diş bilemek." Hani şöyle, öfkenin insana yaptırabileceği bütün kötülükleri içine alır bu deyim. Açığını yakaladığı anda mahvetmeye, hayatını söndürmeye, rızkını kesmeye hazırdır birine diş bileyen kişi. Oysa deyim, hiç de öyle kötü bir hatırayı yansıtmaz. sf.66 


İçerisindeki deyimler: 

Sayfa no / Deyim adı

1 Abayı Yakmak
4  Adın Deftere Geçti!..
6  Afyonu Patramak
7 Ağz(ın)a Tükürmek
10  Ağzından Baklayı Çıkarmak
13  Ahfeş’in Keçisi
15  Ali Cengiz Oyunu
17  Ali Kıran Baş Kesen
19  Alkış Okumak (Alkış Tutmak)
21  Altı Kaval Üstü Şeşhane
23  Altından Çapanoğlu Çıkıyor
25  Arafat’ta Soyunmuş Hacıya Dönmek
26  Aslına Huuu… Nesline Huuu!..
29  Ateş Pahası
31  Atı Alan Üsküdar’ı Geçti
33  Aveunıı Yalamak
34  Bağdat Gibi Diyar Olmaz
35  Balta Asmak
38  Balık Kavağa Çıkınca
40  Bam Teline Basmak
41  Bel Bağlamak
43  Bulgurlu’ya Gelin Gitmek
46  Burnundan Fitil Fitil Gel(dir)mek
48  Cemaziyülevvelini Bilmek
51  Ceza-yı Sinimmar
54  Çadırını Basma Yıkmak
55  Çam Devirmek 57  Çizmeyi Aşmak
59  Dalkavuğunu Bulmak
61  Defin Kulağım Çınlatmak
64  Demokles’in Kılıcı
66  Diş Bilemek
68  Dokuz Doğurmak
71  Dolap Çevirmek
73  Edep Ya Hu!
76  Elçi Peşrevi
78  Eli Kulağında
80  Eski Çamlar Bardak Oldu
82  Eski Kulağı Kesiklerden
84  Eşref Saat
87  Eyyam Reisi
89  Fertiği Çekmek
90  Gemi Maymunu Gibi
92  Goygoyculuk Yapmak
95  Gözden Sürmeyi Çekmek
97  Hacı Mandal Mührü
99  Halep Oradaysa, Arşın Burada!
101  Hapı Yutmak
104  Hem Kel, Hem Fodul
106  Hem Kemankeş; Hem Çilekeş
108  Hoşafın Yağı Kesilmek
110  İki Dirhem Bir Çekirdek
112  İpe Un Sermek
114  İpin Ucu
116  İpsiz Sapsız
117  Kabak Başında Patlamak
120  Kabak Tadı Vermek
122  Kalıbı Dinlendirmek
124  Karakuşî Hüküm
128  Karaman’m Koyunu
131  Kaş Yaparken Göz Çıkarmak
133  Kaşık Düşmanı
135  Keçileri Kaçırmak
137  Kırk Yıllık Kani, Olur mu Yani
139  Kırkından Sonra Saza Başlamak
141  Kös Dinlemek
144  Küpünü Doldurmak
147  Lâlü Güzaf
149  Lafla Peynir Gemisi Yürütmek
151  Lahanan – Bamyacı
153  Matrak Geçmek
156  Maval Okumak
159  Molla Kasım
161  Muhavere-i Tebabüliye
162  Musul Çeşmesinden Su İçmek
163  Münasebetsiz Mehmet Efendi
165  Mürekkep Yalamak
167  Ölür müsün; Öldürür müsün?
169  Pabucu Dama Atılmak
171  Pösteki Say(dır)mak
173  Püf Noktası
175  Rahmet Okutmak
177  Sabır (Çanağı) Taştı
179  Saman Altından Su Yürütmek
181  Sarı Çiznıeli Mehmet Ağa
183  Sebilhane Bardağı
184  Sırra Kadem Basmak
185  Şeb-iYelda
188  Tası Tarağı Topla(t)mak
190  Tazıya Muska Yazmak
192  Tekeden Teleme Çalmak
194  Temize Havale Etmek
195  Toprağı Bol Olmak
197  Turnayı Gözünden Vurmak
201  Vermeyince Mabut
204  Ye Mehmet Ye!
206  Yok Devenin Başı
208  Yolunacak Kaz
211  Zerdeyle Zırva 

1 Yorum:

yorum yaparak içeriğe katkıda bulunabilirsiniz.