Bilmem ki kuşlar, bu hengamenin neresine uçar...


15 Ocak 2014 tarihinde Büyük üstad Cahit Zarifoğlu ağabeyin "Yaşamak" adlı kitabına kendimizce bir yorum getirmiştik. 6000 okunma sayısına ulaşmıştık. O yazıya buradan ulaşabilirsiniz. O yazıyı ele alırken kendi şiirlerimden olan "bin hengame" adlı şiirin bir mısraından faydalanmıştım. O mısraya bazılarınız aşinadır:

"Bilmem ki kuşlar, bu hengamenin neresine uçar..."


Evet, gerçekten bilmiyordum bu narin canlıların bu kadar korkunç bir gökyüzünde nasıl uçabildiklerini, yahut bizim korkunçlaştırdığımız bir o kadar nesnenin üzerine nasıl konabildiğini?

Galiba bir çoğumuz da bilmiyoruz; enformasyon kirliliğini, bilgi güvenliğini ki benim kuşlarımı başka pencerelerde uçuruyorsunuz. Orada yazan Erdi Demir ismine dikkat etmeden, yazı sırf Cahit Zarifoğlu'yla alakalı diye mısraya Zarifoğlu yazıp ortalığa salıyorsunuz.

Artık o kadar çok denk geliyorum ki bu mısraya, neredeyse aklımdan şüphe edecek konuma geldim. Gerçekten Cahit Zarifoğlu mu yazmış da benim haberim yok diyorum... Sonra sakinleşiyorum. Bu mısranın, yazdığım "bin hengame" isimli şiire mıh gibi kazıdığımı hatırlıyorum. 

Ve tekrar tekrar ilan ediyorum: "Bu mısra Cahit Zarifoğlu'na değil Erdi Demir'e aittir." Büyük büyük programlar, dergiler, edebiyatçılar bu işe kanmasın. Zarifoğlu'nun tüm şiir kitapları ortada, açıp incelesin. Tumblr Boy'lar da İnstacılar da açıp okusun. Yordunuz beni. Alayınızı kuş gibi vuracam yoksa. Şiir aşağıdadır:

bin hengame
biz dışarıdayken
içeride bin bir hengame
kopuyordur, zordur.
o rengarenk çiçekler anlayamazdı
bu korkunç badireler atlatmış
dünya çocuklarını
anlayamazdı kuşların
bu hengamenin neresinde uçtuğunu

ve ben anlayamazdım, sayıklardım:
bilmem ki kuşlar,
bu hengamenin neresine uçar...

bilmem ki kuşlar
bu hengamenin neresinde uçar... 
erdi demir - 03.01.2014 hendek




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yorum yaparak içeriğe katkıda bulunabilirsiniz.