La Casa De Papel

“La casa de papel Álex Pina tarafından İspanya’daki Antena 3 kanalı için yaratılan bir soygun dizisi. 2 parça halinde yayınlanan tek sezonluk bir dizidir. 2 Mayıs 2017’de ilk kez yayınlanmış, 23 Kasım 2017’de sona ermiştir.” Kaynak: Wikipedia
La Ca De Papel, son dönemlerin en çok konuşulan dizilerinden. Genellikle çok “konuşulanlara”, trendlere pek itibar göstermesem de filmden düşen kesitlere tav olarak diziye başladım ve akabinde kısa bir sürede bitirdim.
Dizi, Profesör’ün babasının hazin ölüm hikayesiyle başlıyor. Babasının darphaneyi soyma planlarını
oğlu Profesör üstlenince, yılların planı bir bir uygulamaya koyuluyor. Profesör bu plan için kendine bir kadro oluşturuyor ve bu kadrodaki isimlerle planı uygulamaya koyuyor. Soyguncular 8 kişi. Bu 8 kişinin türlü özellikleri ve hikayeleri var. Soygunculardan hiçbiri birbirinin gerçek ismini bilmiyorlar, herkes seçtikleri şehir isimleriyle birbirlerine sesleniyor. Tokyo, Rio, Berlin, Oslo, Helsinki, Denver, Moskova, Nairobi gibi. Ve bu soygunda tek bir altın kural var. Soygundaki kişilerin birbirleriyle ve tutsaklarla asla duygusal bir ilişkiye girişmemesi. Ancak bu keskin kuralın delinmesiyle işler sarpa sarıyor ve planın seyri değişmek durumunda kalıyor. Bu kuralı bozan en ilginç isimse Profesör oluyor. Profesör, operasyonun başındaki dedektif Raquel Murillo’ya aşık olarak planları tehlikeye atıyor.
Profesör'ün muazzam plan karşısında etkileniyorsunuz ancak işlerin içerisine duygular karışınca planı bozacak nitelikte aptalca davranışlar ortaya çıkıyor. Bunlar, izleyicide öfke duygusu oluştursa da profesör her türlü adımı ve detayı noktası noktasına planladığı için işler yine olağan akışında ilerliyor. Hayranlık oluşturan kısım da burası sanırım.
Diziyi beğendim, en sevdiğim 10 dizi arasına rahatlıkla girdiğini söyleyebilirim. Denver’in iç gıcırdatan gülüşünden tutun, Berlin’nin “Bella Ciao” marşı eşliğinde polislerin üzerine yürüyüşüne kadar aklınıza kazınacak görüntülerle diziyi sonlandırıyorsunuz. 

Denver’in gülüşünü şuraya bırakıyorum:


Berlin’in ölüme gidişini de şöyle bırakıyorum:



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yorum yaparak içeriğe katkıda bulunabilirsiniz.